Kur'ân'ın mü'minler için bir şife olduğunu Yüce Rabbimiz şöyle bildirir: "Biz Kur'ân'dan öyle âyetler indirmekteyiz ki, mü'minler için şifa ve rahmettir. Zalimlerin ise ancak sapıklığını arttırır." (Isrâ Sûresi, 82)
Bu âyetin izahında Fahruddin Râ-zi, Kur'ân'ın hem ruhanî, hem de cismanî hastalıklara şifa olduğunu belirtir ve şu tasnifi yapar:
Beden ile ruh aralarında konuşuyorlardı. Beden güzelliğine ve parlaklığına mağrur olarak ruha dedi ki:
"Ben senden daha değerliyim; bak herkes bana ilgi gösteriyor ve beni seviyor."
Ruh ise, kendi letafetini gizlemiş olduğu halde o bedene dedi ki:
"Hey süprüntülük! Sen kim oluyorsun? Ben senden çıkayım da o zaman görürsün. Seni sevenler sana mezar kazarlar. İki gün bile seni saklamaz, böcek ve karıncalara gıda olman için seni toprağa gömerler."
Hafızlar Meleklerle Beraberdir. Kur'ân-ı Kerîmin tamamını ezberleyene de hafız denir.Hafızlar,Peygamber Efendimizin (a.s.m.) özel iltifatına mazhar olan insanlardır "Hafız olup da Kur'ân okuyan kimse meleklerle beraberdir" hadisinde bildirildiği gibi, hafız her an meleklerle birlikte, meleklerin arasında, meleklerle içiçedir. Çünkü meleklerin en çok ilgi duydukları olay, Kur'ân'ın okunduğu ve dile getirildiği yerlerdir.(İbni Mâce. Edeb: 52)
Cömertlik, ruhun bir melekesi-dir. insanları, muhtaç olanlara vermeye, ihsanda bulunmaya sevk eder. Kur'ân-ı Kerimde cömertlik, cihat ile aynı seviyede tutulmakta; Allah'ın insanlara verdiği nzıktan diğer kulların da yararlandırılması istenmektedir.
Cömertliğin, kıyamet gününde insanı her türlü sıkıntı, elem ve kederden kurtarmaya vesile olacağı bildirilmektedir.
Kalpler cömertlik sayesinde temizlenir. Çünkü, küfür ve nifaktan sonra kalbi karartan âmillerden biri de, aşırı mal sevgisi ve servete bağlılık arzusudur. Nitekim Kur'ân-ı Kerimde; "Serveti de düşkünce seviyorsunuz" (Fecr. 20) buyurulur.
İyi insan olmak, yaptıklarının yüce bir Kudret Sahibi tarafından gözetlendiği ve bir gün yaşadığı hayatın hesabının sorulacağı bilinciyle hatalı tutum ve davranışlardan uzak durmaktır. İyi kalabilmek ise arkadaş seçimine özen göstermekle olur.
Rabbimiz şöyle buyurmaktadır.
"Nefsini, sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte tut. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü ağırlık olan kimseye itaat etme."
Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.
Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular
Kim davet edildiği halde icabet etmezse, Allah ve Resulüne isyan etmiş olur. Kim de, davetsiz olarak bir sofrada oturursa hırsız olarak girer. Yağmacı olarak çıkar.Buhari, Nikah 71 - Müslim, Nikah 103
Bir Ayet
“Anne ve baba ile akrabaların bıraktıklarından erkekler için bir pay vardır; anne ve baba ile akrabanın bıraktıklarından kadınlar için de bir pay vardır. Bunun azından ve çoğundan farz kılınmış bir pay vardır.”Nisa 7.