Anasayfa arrow Sohbetler
İrfan Meclisinden Sohbetler
Abdest Temizlik için mi?
Çarşamba, 20 Şubat 2008

Abdest Temizlik için mi?
Abdest nedir, nedendir?..
Bu soruya hemen herkesin vereceği cevap bellidir.
«Temizlik için!..»

Ya...? Öyle mi?..
Eski deyişle «5 paralık aklı» olan biri, abdest almak temizlik gayesi ile getirilmiş bir hüküm olsa idi.
«Elini toprağa sür de sonra topraklı elinle suratını, kollarını sıvazla»; der mi idi?..
Gaye temizlik ise...
Siz karşınızdakine, «elini toprağa bula da sonra suratını sıvazla»; der misiniz?..
Cevabınız elbette ki tek bir kelime değil mi?.. «Hayır!»

Devamını oku...
 
Dua Ayetleri
Çarşamba, 20 Şubat 2008

 

DUA AYETLERİ


Hz.İbrahim(a.s)'in ve Hz İsmail(a.s)'in Kabe'nin temellerini yükseltirken ettikleri dua:
Bakara Suresi,128;Ey Rabbimiz hem bizi yalnız Senin için boyun eğer müslüman kıl ve zürriyetimizden yalnız Senin için boyun eğen bir ümmet-i müslime vücuda getir.Ve bizlere ibadetimizin yolunu göster..

Hz.İbrahim(a.s)'in duası:
Bakara,131;Teslim oldum Alemlerin Rabbine.
Bakara,201;Rabbimiz bize dünyada bir güzellik ver;bizi ateş azabından koru.

Devamını oku...
 
Neden ve Niçin namaz?
Pazar, 17 Şubat 2008

Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağı
vardır. Bütün aza ve cihazatı tam tekmil verilmiştir. Halbuki bunların hiçbirine orada lüzum yoktur. Orada çocuk, gıdasını, göbeğinden annesine bağlı bir hortumla almaktadır.
Simdi bu çocuk:
—Ya Rabbi! dese, şu hortum bana yetmektedir. Pekiyi şu ağza, şu göze, şu kulağa, şu ele, şu ayağa ne lüzum vardı. Hiçbir işe yaramamaktadırlar?
Herhalde ALLAH'dan şöyle bir cevap alacağı muhakkak:

Devamını oku...
 
Sabretmenin Fazileti
Perşembe, 14 Şubat 2008

(İrfan Meclisi 16.02.08) Sabretmenin Fazileti
Bismillahirrahmanirrahim.
Kıymetli kardeşlerim: Allahın selamı, rahmeti, mağfireti, hidayeti, lütuf ve keremi üzerinize olsun.Bu akşam sohbetimizde önemli bir konuyu işleyeceğiz. Konumuz sabır.
Kıymetli kardeşlerim: sabır demek, insan tabiatına yani insanın hoşuna gitmeyen hallerde sabredip olaylar karşısında soğuk kanlı olup sabırla karşılık vermek. Hepimizin hayatı boyunca çeşitli merhalelerden geçtiğimizi biliyoruz. Bazen sıkıntı, bazen üzüntü, bazen imtihan bunlar hayatımızın bir parçası bunlara sabretmeli bu bizim için rabbimizin bir imtihanı demeliyiz.

Devamını oku...
 
Hazreti Peygamberden (S.A.V.) Hayat Dersleri 1
Çarşamba, 13 Şubat 2008

(İrfan Meclisi: 12. 02.08)
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allahın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.
Kıymetli kardeşlerim : Bu akşamki sohbetimizde Peygamber efendimizden hayat dersleri öğreneceğiz.Rahmet peygamberinin hayat düsturlarını bizde hayatımıza nakşetmeye gayret edeceğiz.
Bir gün müminlerin annesi Hz Ayşe (r.a.) sorarlar ?

Devamını oku...
 
İnsanı Kemalata Erdiren Güzel Huylar.
Çarşamba, 13 Şubat 2008

( İrfan Meclisi Özel – 12.07.07)
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allah’ın selamı üzerinize olsun.
Kıymetli kardeşlerim bu haftaki sohbetimizin konusu insanı kemalata erdiren güzel huylar .

Değerli genç kardeşlerim: Allah’ımızın son dini olan İslam, insanın hayatını düzenlemek için gönderilmiştir.Bundan dolayıdır ki kardeşlerim yaşayışımızı söz ve davranışlarımızı yüce dinimiz islama göre düzenlemek mecburiyetindeyiz .İslama ve Kuran’a göre düzenlenmeyen hayatın sonu hüsranla bitmeye mahkumdur.
Yüce Allah'ımız cümlemizin huy ve ahlakını güzelleştirsin ve cümlemizi güzel ahlaklı olan kullarından eylesin amin.
Bir mümin yumuşak huylu olmalıdır.
Kıymetli kardeşlerimiz: şefkat ve merhamet sahibi olan yüce Allah’ımızın görmek istediği huyların başında yumuşak huyluluk gelir.Yumuşaklık, sertlik ve şiddetten kaçınarak söz ve davranışlarda nazik olmak demektir.

Devamını oku...
 
Allah ın İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ)
Çarşamba, 13 Şubat 2008

Esmâ-i Hüsnâ, Allah’ın isimleri için kullanılan bir tabirdir. İsmin çoğulu olan esmâ ile “güzel, en güzel” anlamındaki Hüsna kelimelerinden oluşan esmâ-i Hüsnâ terkibi Kur’an ayetlerinde Allah’a nisbet edilen isimleri ifade etmektedir. Yüce yaratıcının duyular ile idrak edilmesi mümkün değildir. Allah’ı, Kur’an ayetlerinin bize ifade ettiği şekilde ancak evren ve insan ile olan ilişkisi bakımından tanıma imkânımız bulunmaktadır. Kur’an ayetlerinin ifadesiyle en güzel isimler Allah’ındır. Kur’an’da, Allah’a bu isimleri ile yönelmemiz O’nu bu isimleri ve sıfatları ile yüceltmemiz buyrulmaktadır.
Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla :
En güzel isimler Allah’ındır; O’na onlarla dua edin. O’nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir
. A’raf Suresi Ayet 180

“De ki: “İster Allah diye yakarın, ister Rahman diye yakarın. Hangisiyle yakarırsanız yakarın, en güzel isimler/Esmâül hüsna O’nundur. Namazında sesini yükseltme, kısma da. İkisi ortası bir yol tut.” İsra Suresi Ayet Ayet 110

“Allah’tır O. İlah yok O’ndan başka. Esmâül hüsna, en güzel isimler O’nundur.
Tâhâ Suresi”
Ayet Ayet 8

“Allah’tır O! Haalik, Bâri’, Musavvir’dir O! En güzel isimler/Esmâül hüsna O’nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa O’nu tespih eder. Azîz’dir O, Hakîm’dir.”
Haşr Suresi Ayet 24

Devamını oku...
 
Üstünlük Takvadadır.
Salı, 12 Şubat 2008

Kur’an-ı Kerim ve peygamberimiz (s.a.v.): İnsan’ın en üstün dereceye sahip olanlarınGül-i Muhammed takva sahipleri yani Allah’dan korkan,onun emirlerine itaat eden kimseler oluduğunu haber vermektedir.
Kur’an’da: “Ey iman edenler Allah’dan O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslüman olarak can verin.” (Al-I İmran ,102)“Ey iman edenler ,Allah’dan korkun , herkes yarın için önden ne gönderdiğine baksın, Allah’dan korkun, Çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Haşr 18

Devamını oku...
 
İslamda Kardeşlik.
Pazartesi, 11 Şubat 2008

(İslam’da Kardeşlik. (09.02.08))
Bismillâhirrahmânirrahîm. (Allahın selamı üzerinize olsun)
Kıymetli genç kardeşlerim; bu akşamki sohbetimizde İslam da kardeşlikten bahsedeceğiz.
Yüce Allah’ımız Kuran-ı Kerim’inde müminlerin birbirlerinin kardeşi olduğunu beyan ediyor. Öyleyse kardeşlerim bu ilahi fermana kulak verelim, bir birimizle din kardeşliğimizi, nur kardeşliğimizi geliştirelim, sevgi bağlarımızı kuvvetlendirelim.İnşallah.

Devamını oku...
 
Günümüzde Tasavvufa İlginin Nedeni.
Pazar, 10 Şubat 2008

Türkiye'de İslâmiyet'e karşı bütün kesimlerde bir ilgi vardır ve bu ilgi esas itibariyle tasavvuf kanalıyla olmaktadır. Başka bir ifâde ile, İslâm gerek doktrin, gerek ideoloji olarak, gitgide daha çok sayıda insanın zihnini meşgul etmektedir.
Tasavvuf, geniş mânâda bir mistisizm hareketi olarak, bütün mistik cereyanların genel karakterini taşır. Mistik düşünce her zaman var olmakla birlikte bunun bütün bir cemiyeti saran sosyal bir karakter kazanması, yani bir cereyan halini alması tarihin belli zamanlarında görülmektedir, ve bu belli zamanlar dinin canlanma zamanlarıdır. İnsanların dünyaya din açısından bir mânâ vermeleri ve hayatlarını dine göre düzenlemeleri, mantık gereği, dinî olmayan bir mânâ sisteminden memnun kalmadıklarını gösterir. Dinin canlanması için bir önceki mânâ sisteminin sâdece dinî olmayışı değil, dinin getireceklerine hemen hemen zıt bir hayâtı temsil etmesi gerekir. İnsanlar ya dinsiz iken dindar olurlar, veya kendi dinlerinin eksik, kusurlu olduğu bazı önemli noktalarda tatmin sağlayan bir başka din anlayışını kabul ederler.

Devamını oku...
 
Komşu Hakkı
Çarşamba, 06 Şubat 2008

( İrfan Meclisi Özel - 04/02/08)
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allah’ın selamı üzerinize olsun.
Kıymetli kardeşlerim bu haftaki sohbetimizde Komşu Hakkından bahsedeceğiz…
“Yüce dinimiz İslam, Müslümanların, akrabalarınızın, hak ve hukuklarına riayet etmeyi emrettiği gibi komşu haklarına da riayet etmeyi bize emretmiştir.”
Kıymetli kardeşlerim günümüzde bırakın komşuyu, akrabalar birbirine gitmeyi yani ziyaret etmeyi terk etmişler. Akrabalık bağlarını koparmışlar, oysa yüce dinimiz sılayı rahim-i emrediyor.

Devamını oku...
 
Abdest Almanın Fazileti
Pazartesi, 04 Şubat 2008

( İrfan Meclisi Özel - 19/01/08)
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Allah’ın selamı üzerinize olsun .
Kıymetli genç kardeşlerim, bu haftaki sohbetimizde abdest almanın faziletinden bahsedeceğiz.
Efendimiz s.a.v. buyuruyor ki !
“Kim abdest alır ve bu aldığı abdesti eksiksiz olarak yerine getirirse,sonrada kalbini ve yüzünü Allah’a çevirerek,huşu içerisinde iki rekat namaz kılarsa,cennet ona vacip olur.(1)
Kıymetli genç kardeşlerim! Abdest almak çok önemlidir eğer abdestimizi eksik alırsak namazımızda eksik olur ,namazı eksik olanın duası da eksik olur.

 

Devamını oku...
 
Kıskançlık
Çarşamba, 30 Ocak 2008

Haftanın Sohbeti ; 24.02.2007
Bismillâhirrahmânirrahîm.Allah
Allahın selamı üzerinize olsun ; Kıymetli kardeşlerim bu hafta kıskaçlıktan bahsedeceğiz inşallah.
“Ey Muhammed ..!Onlara Adem'in iki oğlunun gerçek hikayesini oku (anlat). Hani onlar Allaha yaklaşmak için iki kurban sunmuşlardı.Birininki kabul edilmiş ,diğerininki kabul edilmemişti.
Kurbanı kabul olunmayan,”And olsun ki ,seni öldüreceğim “deyince diğeri de Allah ancak kendi korkusunun gönlünden çıkarmayan kullarının kurbanını kabul eder.,diye cevap vermişti.”(1)
Kıymetli kardeşlerim alimlerimiz bu konuyu şöyle anlatırlar .
Kabil öz kardeşi Habil’i öldürmeye kalkıştığında nasıl öldürecegini bilmiyordu.Şeytanı aleyhillane gelerek bir kuş tuttu ve onun başını bir taş üzerine koyup bir başka taşla ezdi ,ardından da Kabil’e ,işte böyle öldüreceksin ,diye yol gösterdi .Bu örneği seyreden Kabil de aynı yoldan kardeşini öldürdü .Bir rivayete göre Kabil Habil’i uyurken öldürdü . Peygamber efendimiz s.a.v. şöyle buyuruyor “

 

Devamını oku...
 
40 Hadis
Pazartesi, 28 Ocak 2008

Bismillâhirrahmânirrahîm

40 HADİS

اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ

(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.

Müslim, İmân, 95.

2

اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ

İslâm, güzel ahlâktır.

Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.

3

مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ

İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.

4

يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا

Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.

5

إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:

إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ

İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.

Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.

6

اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ

Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

Tirmizî, İlm, 14.

7

لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ

Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)

Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.

8

اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا

وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.

Tirmizî, Birr, 55.

9

إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ

Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334.

10

اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.

11

مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ

Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.

Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.

12

عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ

بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ

İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.

Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.

13

لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ

Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.

14

لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ

Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.

Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.

15

اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.

Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.

16

لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا

İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.

17

اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.

18

لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا

وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ

Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.

Buhârî, Edeb, 57, 58.

19

إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.

20

لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ

(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.

Tirmizî, Birr, 58.

21

تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ

(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.

Tirmizî, Birr, 36.

22

إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ

Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;

Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.

23

رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ

Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.

Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

Tirmizî, Birr, 3.

24

ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:

دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ

Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:

Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.

İbn Mâce, Dua, 11.

25

مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ

Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir

hediye veremez.

Tirmizî, Birr, 33.

26

خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ

Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.

Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.

27

لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı

göstermeyen bizden değildir.

Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.

28

كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى

Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur.

Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.

29

اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ

(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.

Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.

30

مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ

Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.

31

مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ

Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;

ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.

Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.

32

اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ

أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ

Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden

veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle

geçiren kimse gibidir.

Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;

Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.

33

كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ

Her insan hata eder.

Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.

34

عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ

Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.

35

مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا

Bizi aldatan bizden değildir.

Müslim, Îmân, 164.

36

لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ

Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)

cennete giremezler.

Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.

37

أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ

İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.

İbn Mâce, Ruhûn, 4.

38

مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ

طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ

Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.

Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.

39

إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ

وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ

İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.

Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

40

اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ

Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.

Tirmizî, Cum’a, 80.

Devamını oku...
 
Tuhfet-üs Salavat (40 Salavat'ı Şerife)
Pazartesi, 28 Ocak 2008

Bismillâhirrahmânirrahîm

Hüseyin İbn-i Aliyyül Kâşifî

(40 Salavât-ı Şerife) Elhamdülillâhi Rabbil Âlemîn, Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve sahbihi ecmaîn.

ÖNSÖZ El Ahzab Sûresi 56. ayet-i kerimede Allah-ü Teâlâ buyurmaktadır ki; "Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler, O' nu överler. Ey iman edenler! Siz de O'nu övün ve O'na salât ve selam edin, O' na gönülden teslim olun."

Bu eser 40 salavât-ı şerifeden ibaret olan, Hüseyin İbn-i Aliyyül Kâşifi Hazretlerinin Tuhfet-üs Salavât isimli kitabının dilimize sâdeleştirilmiş şeklidir. Allah-ü Teâlâ kusurlarımızı mağfiret etsin, Tevfik Rabb'imizdendir.

Devamını oku...
 
Müslümanı Olgunlaştıran Güzel Huylar.
Çarşamba, 23 Ocak 2008

(İrfan Meclisi Özel)
Bismillâhirrahmânirrahîm.

Allah’ın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.

Kıymetli kardeşlerim bu haftaki sohbetimizde müslümanı olgunlaştıran güzel huylardan Duabahsedecegiz inşallah.

Bir Müslüman mütevazi olmalıdır.

Değerli genç kardeşlerim “gönlünde iman ihlas saltanatı kuran her Müslüman tevazu sahibi olmalıdır.

Tevazu müslümanı yücelten ve onun hayatını örnekleştiren en güzel huy ve değerdir.

Tevazu büyüklerde büyüklük alametidir.Kücüklerde de küçüklüğün alameti de gurur ve kibirdir.

Allah cümlemizi gurur ve kibirden muhafaza buyursun.

Devamını oku...
 
İslamda Gençlik
Cuma, 18 Ocak 2008

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Elhamdillahi rabbil alemin vesselatatü vessamu ala resulüne muhammadin veala alihi vesah