Anasayfa
Tuhfet-üs Salavat (40 Salavat'ı Şerife)
İrfan Meclisi Özel Sohbetler
Pazartesi, 28 Ocak 2008
Yazı Index
Tuhfet-üs Salavat (40 Salavat'ı Şerife)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4

11. Riyâzül Ehadis adlı kitaptan alınmıştır. Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Cennette bir ağaç vardır ve ismi Mahbube' dir. Ak meyvesi olur, nardan küçük elmadan büyük, sütten ak, baldan tatlı ve kaymaktan yumuşaktır. O meyveden ancak bu salavata devam edenler yer."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve ala âli seyyidinâ Muhammedin vesellim.

12. Ezhar adlı kitaptan, İbni Ömer (ra)' den rivayetle: Bir gün Efendimizin huzurunda, bir devenin hırsızlığı sebebiyle iki kişi birbirinden davacı iken deve lisâna gelmiş ve gerçek sahibini söylemişti. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (sas) deve sahibine; "Sen ne okudun ki Medine' nin mahalleleri melekler ile doldu ve deve konuştu?", diye sordu. Bunun üzerine adam aşağıdaki salavat-ı şerifeyi okuduğunu söyledi. Peygamber Efendimiz (sas) de buyurdular ki; "Senin yarın, sıratı geçerken yüzün ayın ondördü gibi nurlu ola!."

Allâhümme salli ve sellim alennebiyyin Muhammedin hattâ lâyebkâ min salâtike şeyün,
Ve bârik alennebiyyin Muhammedin hattâ lâyebkâ min berekâtike şey'ün,
Verhaminnebiyye Muhammeden hattâ lâ yebkâ min rahmetike şey'ün.

NOT: Ravzat-ül Ulemâ kitabı da bu salavatı nakletmiş fakat sonuna "Ve sellim alennebiyyü seyyidinâ Muhammedin hattâ lâ yebkâ min selâmike şey'ün" cümlesini eklemiştir.

13. Şifâ-i Şerif Kitabından alınmıştır. Hz. Ali (krv) Efendimiz her ne zaman salavat-ı şerife okuyacak olsa önce şu ayet-i kerimeyi okur ve arkasından da aşağıdaki salavatı söylerdi.

Bismillâhirrahmânirrahîm, "İnnallâhe vemelâ iketehû yüsallûne alennebiyyi; Yâ eyyühellezîne âmenû, sallû aleyhi ve sellimû teslîme."

Lebbeyk, Allâhümme ve se'adeyk salavâtullâhil berrir Rahîm, velmelâiketil mukarrabîn, vennebiyyin vessıddîkın veşşühedâi vessâlihîn. Vemâ sebbaha leke şey'ün Yâ Rabbel âlemîn. Alâ seyyidinâ Muhammed İbn-i Abdullah, Hatemennebiyyin ve Seyyidil mürselîn ve İmâmil müttekîn ve Resûl-i Rabbil âlemîn. Eşşâhidil beşîriddâî ileyke bi iznike essirâcil münîr ve aleyhisselâm ve eimmeti ehli beytihî rıdvânullâhi aleyhim ecmaîn.

14. Riyâzil Müzekkirin kitabından alınmıştır. Hz. Ali (krv) Efendimiz buyurdular ki; "Her kimse günde on kere ve Cuma gününde yüz kere bu şekilde salavat verirse inşallah kıyamet gününde Efendimiz (sas) elinden tutar."

Salavâtullâhi ve melâiketihî ve enbiyâihî ve rusülihi ve cemîi halkıhî alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âlihî ve aleyhisselâm ve rahmetullâhi ve berekâtühû.

15. İbni Abbas (ra) buyurmuştur ki; "Bir kimse şu şekilde salavat verse, yetmiş melek onun sevabını yazar."
Sallallâhü alâ seyyidinâ Muhammedin ve cezâhü annâ mâ hüve ehlühû.

16. Ezhar adlı kitapta kaydedilmiştir ki; Bir kimse hergün üç kere bu salavatı söylerse Peygamber Efendimiz (sas)' in nübüvvet hakkını ödemiş olur ve Hak Teâlâ inşallah onun ahirette derecesini yükseltir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim ve eczihî annâ hayrel cezâi.

17. İbni Abbas (ra) buyurmuşlardır ki; "Her kim bu şekilde salavat-ı şerife verirlerse, Efendimiz kendisine, ana, baba ve yakınlarına inşallah şefaatte bulunur."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve tekabbel şefâatehül kübrâ ve erfe'a derecetehül ulyâ ve âtihî sü'lehû fil âhireti vel ûlâ kemâ âteyte İbrâhîme ve Mûsâ.

18. Ravzatül Ulemâ kitabından, İbni Mesud (ra)' den rivayetle. Buyurdular ki; "Siz salavat vermek istediğiniz zaman güzelce edin. Zirâ getirdiğiniz salavatı Efendimiz (sas) Hazretlerine arzederler. Şu şekilde ederseniz Efendimiz (sas) de size selam verir ve Hak Teâlâ' dan o kimsenin bağışlanmasını ister."

Allâhümmec'al salavâtike ve berekâtike ve rahmetike ve re'fetike ve mehabbetike alâ seyyidil mürselîne ve imâmil müttekîn ve kâidil ğurril muhaccelîn ve hâteminnebiyyin seyyidinâ Muhammedin abdike ve resûlike ve nebiyyike imâmilhayri ve kâidilhayri ve resûlirrahmeti. Allâhümmebashü makâmen Mahmûdan yağbituhû bihil evvelûne vel âhirûne. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.

19. Şifa-i Şerif kitabından, Hasan Basri Hazretlerinden rivayetle. Buyurmuştur ki; "Her kim sevgili Peygamber Efendimizin havzından (Kevser Havuzu) içmek isterse, şu şekilde salavat versin."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve zürriyyetihî ve ehli beytihî ve ashârihi ve eşyâihî ve muhibbîhi ve ümmetihî ve aleynâ meahüm ecmaîn.

20. Şifâüssakâm Kitabından, Ebulhayr Yahyâ-ü Muttalibi' den, O da Sinân-ı İsfehânî' den rivayet eder; "Resûl-i Ekrem (sas) Efendimizi rüyamda gördüm. Amcamoğlu İdris-i Şâfi' yi sordum. Buyurdular ki; "Hak Teâlâ Hazretlerinden onun için rica ettim, hesap olunmasın". Yâ Resûlallah, bu şerefe nasıl nâil oldu?, diye sordum. Efendimiz de; "O sağlığında şu şekilde salavat verirdi". Aynı şekilde İmam-i Şâfi Hazretlerini rüyasında gören İbrahim bini İsmail (rahimehullah) de Hz. Şâfi' nin aynı salavat-ı şerifeyi okuduğunu rivayet etmiştir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin küllemâ zekerehüzzâkirûne ve ğafele an zikrihil ğâfilûn.



 
< Önceki

 
Web Sitemiz Hakkında Düşünceleriniz.
 

Bir Söz

Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.

 

Esma-ı İlahiyeden

Esmâ-ı llâhiyeden: RAHMAN

Kullarına karşı çok merha­metli olan ve şefkat eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah. Cennet bu ismin bir cil­vesi, ebedî saadet bir parıltısı ve dünyadaki bütün nzık ve nimetler bir damlası hükmün­dedir. Bu ismin tecellîsi bütün varlık âlemini kaplar ve hattâ bu dünyada kâfirler bile bu ismin tecellîsinden yararlanır­lar.

Rahman ismi sadece Allah'a ait olduğu için, kullar hakkında hiçbir şekilde kullanılmaz. Rahman ismi, aynı zamanda "Allah" lâfzı yerine kullanıla­bilen tek isimdir.

 

Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular

‘Yeni doğan her insan yavrusuna, doğduğu anda şeytan mutlaka dürter. Yavru, onun dürtmesinin verdiği rahatsızlık sebebiyle bağırarak ağlar. Hazret-i Meryem ve onun oğlu İsa bundan hariçtir.’Müslim, Fedail 146

 

Bir Ayet

“Şüphesiz inkar edenler, Allah'ın yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra 'elçiye karşı gelip zorluk çıkaranlar', kesin olarak Allah'a hiç bir şeyle zarar veremezler. (Allah,) Onların amellerini boşa çıkaracaktır.” Muhammed 32.

 

Kimler Sitede

2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional