Anasayfa arrow Kıssadan Hisse arrow Bin Yıl Evvelinden Gelen Mektup***
Bin Yıl Evvelinden Gelen Mektup***
Pazartesi, 18 Şubat 2008

Yer Arap yarım adası ,Efendimiz (s.a.v.) dünyayı şereflendirmeden bin yıl önce, Arap yarım adasında kudretli bir kral vardı. Bir gün merak etti. İnsanların Mekke’ye Kabe ye tavaf etmeye gittiklerini gördü ve dedi ki, gideyim bakayım bu Kabe ve halkı nasıl insanlar?.
Yanına dört yüz bin asker alarak Mekke ye geldi, Mekke halkı Kralın ihtişamına hiç iltifat etmedi saygı göstermedi. Kral buna çok sinirlendi ve kendi kendine şöyle dedi,ben bu Kabe yi yıkayım ve bu halkı buradan süreyim o zaman nasılmış bana ilgi ve alaka göstermemek anlasınlar dedi.

Tam bunları düşünmüştü ki ağzından ve burnundan çok kötü kokan bir irin akmaya başladı.Kendi adamları bile yanına yaklaşamıyordu.Tabipler çareler aradılar ama bulamadılar.O dört yüz bin kişinin içerisinde o zamanki Hanefi dinine inanan kırk kişi bulunuyordu.
Bunlardan birisi krala dedi ki,-Haşmetli kralım siz bu Kabe ve bu belde halkı hakkında kötü bir şey düşündünüz mü diye sordu?
-Kral evet düşündüm. Kabe'yi yıkmak ve bu halkı buradan sürmek istedim.
O Hanif dinine inanan kişi şöyle dedi.
-Sevgili kralım hastalığınızın sebebi bu düşüncelerinizdir. Bundan kurtulmak için Allaha tövbe etmelisiniz ve bu belde halkına ikramda bulunmalısınız işte o zaman hastalığınız geçer ve şifa bulursunuz.
Kral denileni aynen yaptı develer kesip halka ikram etti ve Allaha tövbe etti ama hastalığı bir türlü geçmedi. Bir gün rüyasında ondan Kabe yi örtmesi istenilir.Oda hasırdan bir örtü yaptırır ve Kabe’ye örter.O zamana kadar Kabe örtüsüzdür .Akşam rüyasında şöyle denilir, olmadı bu örtü Kabeme yakışmadı.Kral sabah olunca bu sefer, Atlastan bir örtü yaptırır.Akşam yine rüyasında olmadı, yakışmadı Kabeme bu örtü denilir.Kral sabah kalkar bu sefer altın ve gümüşten işlemeli bir örtü yaptırır ve Kabe ye örter, o gece rüyasında şöyle denilir: Kabeme yakıştı .Kral artık Hanif dinine girmiştir ve hastalığı da geçmiştir .Ordusunu alır ve Yesrip denilen yere geldiler, yani şu anki Medine'nin olduğu yer, o zaman orası taşlıktı yerleşim yeri değildi. Kral dağlara baktı çöle baktı sanki her şey bana bir şeyler anlatmak istiyordu.Dedi ki: Sanki burası bana bir şeyler anlatmak ister gibi. O kırk kişiden birisi şöyle dedi: Sevgili Kralım, burası senden bin yıl sonra gelecek olan Ahir zaman Peygamberi Hazreti Muhammed (s.a.v.) Hicret edeceği yerdir. Onu halkı yurdundan çıkaracak ve oda buraya Hicret edecek dedi.İşte burası onu anlatmaya çalışıyor sana dedi. Kral çok etkilenmişti demek halkı onu yurdundan çıkaracak öyleyse ben burada kalayım buraya yerleşeyim onu bekleyeyim dedi. Krala dediler ki: Kralım sen bir Devlet Başkanısın senin bir halkın var ve senden hizmet bekler. Sen ülkene dönmelisin. Kral o zaman o kırk kişiye siz burada kalın ben size evler yapayım dedi .Ve o kırk kişi orada kaldı. Kral hepsine iki katlı güzel evler yaptırdı. Ve dedi ki :

Hazreti Muhammed(s.a.v.) buraya Hicret ettiğinde bu evde kalsın dedi. Ve birde bağlılık mektubu yazdı . O kırk kişiden birisine verdi, aman bunu oğlunuza oda onun oğluna versin. Bunu muhakkak Hazreti Muhammed’e(s.a.v.) ulaştırın. Dedi .Ve ülkesine döndü.
Aradan asırlar geçti Efendimizin sonsuzluk güneşi doğdu ve cihanı aydınlatmaya başladı ve bir gün kendisinden Medine’ye hicret etmesi istendi, O da Medine ye doğru yol aldı.
Fahri kâinatın Medine ye geleceğini haber alan Medineli Müslümanlar, sevinçle Fahri kainatı beklemeye başladılar. Tabi ki Medine de bir aile var ki heyecanla Fahri Kâinatın gelmesini bekliyorlar. Zira kendilerinde O’nun bir emaneti vardı. Bu aile Ebu Eyyub El Ensari (r.a.) idi. Zira o ailede Kralın verdiği mektup vardı. O mektup onlara yirmi dokuzuncu göbekten dedesinden kalmıştı. Dedi ki bizler fakir insanlarız Fahri Kainat bizimle görüşmez ki, ne yapalım bu emaneti Medine’nin ileri gelenlerinden Ebu Leyli’ye verelim. Bu emaneti o verir dedi ve emanet Ebu Leyli ye verildi. Efendimize verilmesi için. Ebu Leyli emaneti alıp yola çıktı . Allah Resulü Medine ye yakın bir yerde Medineli bir ailenin çadırında dinleniyordu. Ebu Seleme Fahri Kainatın orada olduğunu öğrendi ve çadırdan içeri izin isteyip girdi.
Efendimiz (s.a.v.) Ebu Leyliyi görünce:
’Sen Ebu Leyli değil mi sin?’ Dedi.
Evet Ya Resül Allah dedi .
Allah Resulu: ‘Sende benim bir emanetim olacak onu ver.’ Dedi.
Ebu Leyli mektubu alıp Fahri Kainata verdi. Efendimiz mektubu alıp okutturdu.
Şöyle dedi. ‘Biatini kabul ettim. Salih kardeşim dedi’.
O mektup Kralın bin yıl önce yazdığı mektuptu. Ve içerisinde şunlar yazıyordu.:
Ey Allah’ın Resulü sana biat ediyorum, eğer senin zamanına ulaşabilseydim senin abdes t ibriğini taşır ve sana hizmet ederdim. Bağlılığını beyan eden uzunca bir mektuptu.Bu mektubu alan Allah Resulü çok duygulanır.

Allah Resulü Medine ye gelir ama halk sevinç içinde o nu karşılar. Ama herkes Allah Resulünü kendi evinde misafir etmek ister. Bu duruma Allah’ın Resul u kibarca şöyle der:
’Devenin yularını bırakın o nereye çökerse oraya misafir olacağım.’ der. Ve devenin yularından tutan Cebrail (a.s.) doğruca deveyi Ebu Eyyub El Ensari’nin evinin önüne getirdi. Allah Resulü tam altı ay kadar orada misafir kaldı.

Evet sevgili genç kardeşlerim, bu tarihi olaydan kendimize bir ders çıkartalım.Hazreti Peygamber (s.a.v) Efendimize kucak açan Ensar’ın Ceddi Kralın oraya yerleştirdiği kırk kişidir .İşte temiz insanların nesli Ensar’dır.Kral onlara Fahri Kainat (s.a.v.) Efendimiz yurdundan çıkarılınca benim neslim ona sahip çıksın demişti. Allah onun güzel niyetini bin yıl son gerçekleştirdi.Kardeşlerim amellerin niyetlere göre olduğunu unutmayalım.Allah hepsinden razı olsun ve cümlesinin şefaat ı n a bizi nail etsin. Amin.
Allah Resulünü sevmenin ancak onun sünnetini yaşamaktan geçtiğini unutmayalım.
Başka bir İrfan Meclisinde buluşmak ümidi ile Allah a emanet olunuz.Vesselam.
Hizmetkar



 

 
< Önceki   Sonraki >
2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional