Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
Kuranı Kerim Mealleri
Kuranı Kerim Türkçe (Diyanet Meal)
15- Hicr Suresi | 15- Hicr Suresi |
| Cumartesi, 26 Ocak 2008 | |
|
(15) HİCR SURESİ (99 ayet) Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla 15/1- Elif, Lam, Ra. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir. 15/2- O inkâr edenler müslüman olmayı nice kereler dileyecekler. 15/3- Onları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İlerde bileceklerdir. 15/4- Biz, kendisi için bilinen (takdir edilmiş) bir kitap olmaksızın hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmadık. 15/5- Hiç bir ümmet, kendi ecelini ne öne alabilir, ne de onlar ertelenebilirler. 15/7- "Eğer doğruyu söylüyor isen, bizlere melekleri getirmeli değil miydin?" 15/8- Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz. 15/9- Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz. 15/10- Andolsun, senden önce geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik. 15/11- Onlara herhangi bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 15/12- Böylece biz onu (alayı), suçlu-günahkarların kalblerine sokarız. 15/13- Onlar ona (indirilen kitaba) inanmazlar, oysaki evvelkilerin sünneti geçmiştir. 15/14- Onların üzerlerine gökyüzünden bir kapı açsak, ordan yukarı yükselseler de, 15/15- Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir. 15/16- Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik. 15/17- Ve onu her kovulan şeytandan koruduk. 15/18- Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler. 15/19- Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik. 15/20- Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız kimseler (varlıklar ve canlılar) için geçimlikler kıldık. 15/21- Hiç bir şey yoktur ki, hazineleri bizim katımızda olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz. 15/22- Ve aşılayıcılar olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık. Oysa siz onun hazine-koruyucuları değilsiniz. 15/23- Şüphesiz biz, gerçekten biz yaşatır ve öldürürüz ve varis olanlar biziz. 15/24- Andolsun sizden öne (veya önceden) geçenleri bilmişizdir; ve (yine) andolsun, geride kalanları da bilmişizdir. 15/25- Ve şüphesiz senin Rabbin, O, onları haşredecektir. Gerçekten O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir. 15/26- Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. 15/27- Ve Cann'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık. 15/28- Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım." 15/29- "Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın." 15/30- Böylece meleklerin tümü, topluca secde etti. 15/31- Ancak İblis, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçınıp-dayattı. 15/32- Dedi ki: "Ey İblis, sana ne oluyor, secde edenlerle birlikte olmadın?" 15/33- Dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın beşere secde etmek için var değilim." 15/34- Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş-bulunmaktasın." 15/35- "Ve şüphesiz, din gününe kadar lanet senin üzerinedir." 15/36- Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirileceği güne kadar bana süre tanı." 15/37- Dedi ki: "Öyleyse, sen (kendisine) süre tanınanlardansın." 15/38- "Bilinen günün vaktine kadar." 15/39- Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım." 15/40- "Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna." 15/41- (Allah) Dedi ki: "İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur." 15/42- "Şüphesiz, kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur." 15/43- "Ve hiç şüphe yok, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir." 15/44- Onun yedi kapısı vardır; onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır. 15/45- Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır. 15/46- Oraya esenlikle ve güvenlikle girin. 15/47- Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar. 15/48- Orda onlara hiç bir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler. 15/49- Haber ver kullarıma; şüphesiz Ben, Ben bağışlayanım, esirgeyenim. 15/50- Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır. 15/51- Onlara İbrahim'in konuklarından haber ver. 15/52- Yanına girdiklerinde "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkmaktayız" demişti. 15/53- Dediler ki: "Korkma biz sana bilgin bir çocuk müjdelemekteyiz." 15/54- Dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelip-çökmüşken mi müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdelemektesiniz?" 15/55- Dediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma." 15/56- Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?" 15/57- Dediler ki: "Gerçekte biz, suçlu-günahkar olan bir topluluða gönderildik." 15/58- Dediler ki: "Gerçekte biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğa gönderildik." 15/59- "Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız." 15/60- "Ama karısını (kurtaracaklarımız) dışında tuttuk, o, geride kalanlardandır." 15/61- Böylelikle elçiler Lut ailesine geldiklerinde, 15/62- (Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz." 15/63- "Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik." 15/64- "Sana gerçeği getirdik, biz şüphesiz doğru söyleyenleriz." 15/65- "Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin." 15/66- Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir." 15/67- Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi. 15/68- (Lut onlara) "Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp-dillere düşürmeyin" dedi. 15/69- "Allah'tan korkup-sakının ve beni küçük düşürmeyin." 15/70- Dediler ki: "Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' alıkoymamış mıydık?" 15/71- Dedi ki: "Eğer yapmak-istiyorsanız, işte bunlar, benim kızlarım." 15/72- Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler. 15/73- Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi. 15/74- Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık. 15/75- Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır. 15/76- O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır. 15/77- Elbette, bunda iman edenler için gerçekten ayetler vardır. 15/78- Eyke halkı da gerçekten zalim-kimselerdi. 15/79- Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir. 15/80- Andolsun, Hicr halkı da gönderilen(elçi)leri yalanlamışlardı. 15/81- Onlara ayetlerimizi vermiştik de ondan yüz çevirmişlerdi. 15/82- Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı. 15/83- Derken, sabah vaktine girdiklerinde, onları o dayanılmaz-çığlık yakalayıverdi. 15/84- Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi. 15/85- Biz, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakilerini hakkın dışında (herhangi bir amaçla) yaratmadık. Hiç şüphesiz o saat de yaklaşarak-gelmektedir; öyleyse (onlara karşı) güzel davranışlarla davran. 15/86- Çünkü Rabbin, yaratan ve bilenin ta kendisidir. 15/87- Andolsun, sana çiftlerden yediyi ve büyük Kur'an'ı verdik. 15/88- Sakın onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözünü dikme, onlara karşı hüzne kapılma, mü'minler için de (şefkat) kanatlarını ger. 15/89- Ve de ki: "Şüphe yok, ben apaçık bir uyarıcıyım." 15/90- Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi, 15/91- Ki onlar Kur'anı parça-parça kıldılar. 15/92- Rabbine andolsun, onların tümüne (bunu) soracağız. 15/93- Yapmakta oldukları şeyleri. 15/94- Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme. 15/95- Şüphesiz o alay edenlere (karşı) biz sana yeteriz. 15/96- Ki onlar, Allah ile beraber başka ilahları (ortak) kılmaktadırlar; onlar yakında bilip-öğreneceklerdir. 15/97- Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz. 15/98- Sen Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol. 15/99- Ve yakîn sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|