Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
| İrfan Meclisinden Damlalar 1 |
| Pazartesi, 25 Şubat 2008 | |
|
İrfanMeclisi Özel (23.02.2008) ”Ey oğul: bütün amacın yemek, içmek ve arzularının tatmini olmasın. Bunların hepsi amaç değil, yüce Allah’a ulaşmak için birer araçtır. Bütün hedefin sana, en çok gerekli olana ulaşmak olmalı, sana en gerekli ise, yaratanın olan yüce Allah’tır. Onu ara, her şeyin bir bedeli olur, dünyaya ahiret, yaratılmışlara ise bedel yaratandır. Dünyayı kalbinden atarsan, yerini hak alır. Yaşadığın günü ömrünü son günü bil. İşlerini ona göre ayarla. Bu duygu sana yeter.” Kıymetli genç kardeşlerim, sultanımız bizleri çok seviyor.Bakın hastalıkları bildirdiği gibi onun tedavisinde bizlere bildiriyor. Yüce Rabbimizi çok iyi tanımamızı ve onun emirlerine göre yaşamamızı istiyor.Onun sevgisiyle gönlümüzü doldurmamızı istiyor. Bize lazım olanın Allah (CC) olduğunu haber veriyor. Bir gün ömrümüzün son bulacağını, bütün hazırlığımızı ona göre yapmamız gerektiğini ve insanın yaptıklarının bir gün hesabını vereceğini bildiriyor ve bizlerin boş işlerle uğraşmamamızı istiyor. Öyle manidar bir uyarı yapıyor ki, acizane çok etkilendim. Yaşadığın günü ömrünün son günü bil, buyuruyor bu tarihi mesajları dikkate almanızı, bu kapının bir hizmetkârı olarak istirham ediyorum. Sevgili kardeşlerim, görülüyor ki, son nefes çok önemli son anda dilimizin kelimeyi tevhidi söylemesi ve bu âlemden imanla göç edebilmek işte burası çok önemli, son anda dilimiz söylemez olursa o güzel sözcüğü söyleyemesek halimiz nice olur. Bunu çok iyi düşünelim dilimizi her daim Allah’ın zikrine alıştıralım ki son nefeste mahcup olmayalım. Kıymetli kardeşlerim, yüce rabbimiz hepimizin ahir ve akıbetlerimizi hayreylesin ve son nefesimizi kelimeyi tevhit eylesin. Âmin. Yahya Razi bin Muaz (k.s.) şöyle buyuruyor. “Ey insanlar, unutmayınız ki yarın mahşer yerine bölük bölük dört bir yandan geleceksiniz. Allah Teala nın huzurunda hesaba çekileceksiniz, yaptıklarınızın hesabını harfi harfine verecekseniz. Hesabını veremeyen günahkârlar yaya olarak ve sıkıntı içerisinde bölük bölük cehenneme sevk edilirler. Hesabını veren Allah Teala nın sevgili kulları ise rahat ve huzurlu bir şekilde cennete sevk eldirler.” Kardeşlerim, mahşer günü hasret ve nedamet günüdür. O gün, tarif edilemeyen büyük bir gündür. O gün, amellerin tartıldığı dünyada yapılan iyiliklerin ortaya döküldüğü, gizli saklı hiçbir şeyin kalmadığı, bir gündür. O gün, feryatların yükseldiği bir gündür. O gün, hilekarların, riyakârların ortaya çıkacağı, kimin ne olduğunun anlaşılacağı bir gündür. O gün, bir takım insanların yüzleri beyaz, bir kısmının ise simsiyah olacağı bir gündür. O gün, hiç kimsenin bir başkasına yardım edemeyeceği ve hiç kimsenin hile yapıp tuzak kuramayacağı bir gündür. O gün, ananın babanın evlattan, evladın da ana babadan kaçacağı bir birine hiç yardım edemeyeceği bir gündür.O gün, zalimlerin yalvarmalarının sızlanmalarının fayda vermeyeceği her nefsin ancak kendini düşüneceği bir gündür. Sultanımız Abdulkadir Geylani (k.s.) şöyle buyuruyor: “Ey oğul: bütün himmet ve gayretini yücelme yolunda harca, tek emelin dünyalık toplamak olmasın. Zira o seni doyurmaz.Allah teladan başka hiç kimse seni doyurmaz, tatmin etmez, sen onunla iştigal et. Zira hiç şüphe yok ki, o seni doyurur, o seni tatmin eder. Eğer sen bu makama erişirsen ve sende Allah Teâlâ ile ünsiyet hâsıl olursa senin için hem dünya, hem de uhrevi zenginlik meydana gelir. Ey kendini isteyeni reddeden gafil, sen yalnız seni talep edeni ara, ona talip ol. Yalnız seni seveni sev, yalnız ona müştak olanla iştigal et.” Kıymetli kardeşlerim: sultanımız bizlere her işimizde, Allah’ın rızasını gözetmemiz gerektiğini ve irfan meclisine gelmemizin gayesinin yüce rabbimize yakın olmak, onun rızasını kazanmak ,ona layıkıyla kul olmak ve bütün ihtiyaçlarımızı yalnız rabbimize arz etmemiz gerektiğini ,ve bizin ihtiyaçlarımızı ancak onun karşılayabileceğini bize beyan ediyor. Öyle ki, insan rabbine dayandı mı, ona güvendi mi, bütün kapılar ardına kadar ona açılır. Artık onun için, ne dünya nede ahret için bir sıkıntı olur. Onun vekili onun dayanağı rahmanı zül celaldir. Yahya bin Muaz (k.s.) şöyle buyuruyor: Hazreti Enes (r.a.) Efendimiz (s.a.v.) den şöyle rivayet ediyor: Kıymetli kardeşlerim, burada sohbetime son verirken, yüce rabbimiz cümlemizi son nefesinde kelimeyi tevhidi söyleyerek gidenlerden, kabirde suallere cevap verenlerden, mahşerde yüzük ak olanlardan, mizanda sevabı çok gelenlerden, sıratı şimşek hızıyla geçenlerden, Efendimizin elinden Kevser şarabı içenlerden ve yüce Rabbimizin cemalini doya doya seyredenlerden eylesin. Kamil imanla Salih amellerle yüzü ak tertemiz, rabbimizin huzuruna varanlardan olalım. Hizmetkar. Bu yazıyı Allah Rızası için dağıtmanızı Tavsiye ediyoruz. İrfanmeclisi.Com
|
| < Önceki |
|---|