Anasayfa arrow Sohbetler arrow Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Gönül Sofrasından (1)
Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Gönül Sofrasından (1)
Pazartesi, 10 Mart 2008

‘Allahın selamı üzerinize olsun.’Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Gönül Sofrasından

Kıymetli kardeşlerim, bu akşamki sohbetimizi Sultanımız Seyyid Abdülkadir Geylani (k.s.)Hazretlerinin gönül pınarından süzülen o rahmet damlalarını dinleyeceğiz. Yüce Allah’ımız tesirini ve feyzini bol eylesin. Âmin.

Evlatlarım”

“Öfkeniz Allah için olmalıdır. Eğer Allah için olursa makbuldür. Eğer Allah tan başkası için olursa hiçbir değeri yoktur. Mümin, nefsi için değil Allah (c c) hu için ancak hiddetlenir. Dinine yardım için hiddetlenir. Nefsi için asla hiddetlenmez. Allah-u Teala’nın kanunlarından biri çiğnendiğinde, avı elinden alınmış kaplan gibi kükrer. Gerçek mümin Allah-u Tela’nın kızdığına kızar, hoşnut olduğundan hoşnut olur. Nefsin için olan kızgınlığını Allah için kızdım deme sakın. Yoksa münafık olursun. Allah için yapılan her şeyin bir sevabı bir karşılığı vardır. Allah için olmayan her şeyin yok olması kaybolması mümkündür.

Bir iş yaptığın da nefsini, arzularını ve şeytanı ondan uzaklaştır. O işi sadece Allah rızası için ve onun emrine uymak için yap.

Kendin, insanlar ve dünya konusunda zahit ol. Böyle olursan insanlardan zarar görmez, rahat edersin. Hak ile meşgul olmaya onunla ünsiyet kurmaya ve rahatlığı saadeti selameti, onun yanında bulmaya bak. Gerçek sevgi ancak onun şeriatına sarılmakla Habib’i n in yolunda gitmekle olur elde edilir.

Gerçek huzura kavuşmanın yolu nefsi kötü arzulardan temizlemek ve daima hakkı hatırlamakla mümkündür.

Allah dostlarıyla beraber ol ki, onların manevi gücünden destek alabilesin ve olayları onların manevi gözü ile göre bilesin. Bu halleri kazandığın zaman, onlarla övündüğün gibi, Allah (c c) da seninle övünür. Allah (c c ) diğer kullarına karşı seninle övünür.

Evlatlarım”

Kalbini Allah (c c) nün dışında her şeyden temizle, çünkü sen kalbinle Allah (c c) nun dışındaki şeyleri göre bilirsin .Özet olarak diyecek olursak ,kalbini temizlersen ,onunla sen Allah (c c) yu görürsün . Sonrada Allah (c c)un yarattıkları hakkındaki fiillerini görürsün.Nasıl ki sen bedenin kirli iken dünyevi hükümdarın huzuruna gidemiyorsan, batının (yani kalbim) kirli iken de,malükül mülk olan Allah (c c)nun huzuruna giremezsin.Senin kalbin günahlarla dolu .Seni ne yapsın?.İçindeki kötülükleri iyiliklerle temizle ,bundan sonra hükümdarın huzuruna çıkabilirsin.İnsanlardan korkma ,onlardan bir şey umma,dünya sevgisi ve insanlardan medet beklemek işte bunlar.Kalbi kirleten şeylerdir. Nefsin ölüp de doğruluk kapısının önüne konmadıkça ,hiçbir söz konuşmamalısın.Nefsini teksiye ve terbiye ettikten sonra ve Allah’ın korkusunu kalbine koydun mu insanlar elini öpse seni övse asla seni etkilemez .
Evlatlarım”
Tövbe sağlam olduğu takdirde, iman da sağlam olur ve artar. Ehlisünnet mezhebine göre. İman artar ve eksilir. İman itaatlerle azalır. Bu hüküm avamlar içindir. Allah(cc) dostları ise halkı kalplerinden çıkardıkları zaman imanları artar. Halkı kalplerine girdirmekle de imanları azalır. Allah dostları yalnız Allah(cc)’a güvenirler ona sığınırlar ona dayanırlar ona tefekkür ederler ancak ondan korkarlar. Onu birlerler ona asla ortak koşmazlar. Onların tevhitleri kalplerindedir. Biri bir cahillik yaptığında onlar ona mukabelede bulunmazlar. Yani karşılık vermezler. Yüce Allah(cc) onlar hakkında şöyle buyuruyor:
‘Rahmanın has kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler. Ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında incinmeksizin selam derler geçerler. ‘ (Furkan 25/63)

Evlatlarım”

Sen cahillerin cahilce davranışları, nefislerinin ve arzularının taşkınlıkları karşısında susmalı ve yumuşak davranmalısın. Ama hakka karşı davranışlarında isyan içindelerse işte o zaman susmaman gerekir. Zira bu durumda susmak haramdır, bu durumda konuşmak ibadet susmak ise isyandır. Evladım, iyiliği emretme kötülüktense sakındırma görevini yapabiliyorsan bunu yap bundan geri kalma, zira bu senin yüzüne acılan hayır kapısıdır. Bu kapıdan içeri gir.

Evlatlarım”

İsa (a.s.) dağlardaki meyvelerden yiyip, yerdeki bulanık sulardan içerek mağara ve harabe yerlerde barınırdı. Uyuduğu zamanda bir kaya parçasını veya dirseğini yastık edinerek uyurdu. Mümin de, İsa (a.s) in yaptığı gibi yapmalı ve rabbinin huzuruna böyle bir yaşantıyla gelmelidir.

Evlatlarım”

Üzülmeyin, rızık endişesi çekmeyin, insanın rabbi tarafından takdir edilen rızkı mutlak onu bulur, yani o Rızkı yemeden kesinlikle ölmez ayrıca, rızık endişesi iman zayıflığının alametidir. Bunu da unutmayın. Yani rızıklar Allah(cc)’ın elindedir kulların elinde hiçbir şey yoktur.

Evlatlarım”

Dünya ömrü kısa, nimetleri geçici, güzellikleri değişken, ahlakı çok kötü, eli kanlı, sözleri zehirli, zevkperest, kendisine bir daha dönüşü olmayan, aslı da vefası da olmayandır. Dünyada kalmaya kalkmak su üzerine bina yapmak gibidir. Bundan dolayı gerçek mümin dünyayı kalbine karargâh ve kendine yurt edinmez. O yavaş yavaş yükselir. Ve kendine sağlam bir yer edinir ve böylece hakkı tanır. Mümin dünyayı olduğu gibi ahreti de kalbine karargâh yapmaz, yani dünyayı bir amaç olarak değil bir araç olarak kullanır. Rabbine götüren bir araç olarak kullanır.

Evlatlarım”

Eğer kurtuluş istiyorsan, fani varlıkları kalbinden çıkarmalısın, onlardan korkmamalısın, onlardan bir şey ummamalısın, onlarla ünsiyet etme yani onlara muhabbet besleme, huzuru onların yanında arama, hepsinden süratle kaç, sanki onlar ölülermiş, leşlermiş gibi onlardan uzaklaş. Eğer bu durumları gerçekleştirirsen Allah(cc) anıldığı an huzur bulursun. Başkaları anıldığı zaman ise onlara karşı içinde bir ürperti ve daralma olur.
Kıymetli kardeşlerim, bu akşam üstadımızın o kıymetli sohbetini sizlerle paylaşmış olduk. Yüce Mevla’mız kendilerinden razı ve hoşnut olsun ,makamını Cennet eylesin. Kıyamet günü bizi onun sancağı altında toplasın ve Allah Resulü (s.a.v.) Efendimizin Livahulhamd sancağı altına ilhak olanlardan eylesin. Amin.
Sultanımız bu sohbetini hicri 545/ yılın da o feyiz fışkıran onun irfan meclisi olan medresesinde yapmıştır.

Yüce Allah’ ı mız bizi bu sohbetten ve bu yoldan nasiplenenlerden eylesin. Bu nurlu yoldan ve bu güzel irfan meclisinden ayağımızı kaydırmasın. Rabbimiz bizi nefsimizin ve şeytanın eline bırakmasın, bizleri kendi hizmetinde kullansın bize razı olacağı amelleri işletsin. Bizleri sevdiklerinin yolundan ayırmasın.Bizleri Kuran ve Sünneti Peygamberiyeden ayırmasın, geceniz hayırlı, kazancınız bereketli ve ibadetiniz ihlaslı olsun.
Başka bir irfan meclisinde buluşmak ümidi ile Allah’ a Resul Allah’a evliyaullah’ a emanet olunuz. Vesselam.
Hizmetkâr


Yazıyı Bilgisayarınıza indirmek için Tıklayın.

 
< Önceki   Sonraki >
2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional