Anasayfa
Ömrü Kadar Rızık. (yeni)
Cuma, 14 Mart 2008

Ömrü Kadar Rızık. (yeni)

Allah dostlarından Hatem’ul Asam (k.s.)bir yolculuğa çıkacaktı. Ailesine, ben sefere çıkacağım, sana ne kadar yiyecek bırakayım dedi.
Hanımı da,Saliha kadınlardandır . Kocasına, yaşayacağım zamana kadar rızık isterim diye cevap verdi.
Hatemi (k.s.) hazretleri bu cevap karşısında şaşırdı kaldı ve dedi ki, ey hatun ben senin ne kadar yaşayacağını nereden bileyim deyince,  hanımı ona şöyle cevap verdi. Ey efendi o zaman rızkımı ne kadar yaşayacağımı bilene havale et.
Yani Allaha bırak demek istedi. Bunun üzerine Hatem’ul Asam hazretleri bir şey demeden sefere çıkıp gitti.
Bu hali duyan komşu kadınlar sormaya başladılar kocan sefere  giderken ne kadar yiyecek bıraktı sana diye?
Mübarek kadın onlara şu cevabı verdi.
Benim kocam rızık vermez rızık yer, zira rızkı ancak Allah cc verebilir. İnsanlar birer vesiledir.

Kıymetli kardeşlerim,  bu kıssamızdan  anlamamız gereken şu dur . Rızıklar ancak cenabı Allah tarafından verilir, kisenin rızık vermek gibi  bir vasfı yoktur.Onun için  her şeyimizi alemlerin rabbi olan Allah’a havale edelim ne istersek ondan isteyelim, hiçbir zaman rızık endişesine düşmeyelim. Zira rızık’ında endişeye düşen kimsede iman zayıflığı vardır ve ayrıca şeytanın onunla oynamasına sebebiyet verir. Allah korusun. hiçbir zaman tevekkülü elden bırakmayalım bir kimse bize bir yardımda bulunursa bu yardımı Allah tarafından gönderildiğini bilelim yani o kul o işe sadece vesile olmuştur hepsi o kadar. Bunu iyi bilelim kardeşlerim işte insan bilmeden şirke düşer. Allah geldiğini unuturda kulundan geldiğini söylerse iş tehlikeye girer, Allah muhafaza.
Başka bir irfan meclisinde buluşmak ümidi ile .
Vesselam,


Hizmetkar.


 
< Önceki   Sonraki >

 
Web Sitemiz Hakkında Düşünceleriniz.
 

Bir Söz

Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.

 

Esma-ı İlahiyeden

Esmâ-ı İlâhiyeden: BÂİS

"Ölümünden sonra bütün canlıları dirilten, ölümün kardeşi olan uykudan uyandıran ve manevî ölüm sa­yılan cehaletten de pey­gamberler göndermek ve ilim nasip etmek suretiyle manen dirilten Allah."

Cenâb-ı Hak yağmur yüklü bulutlar gönderip ölü toprağı dirilttiği gibi, kışın yarı ölmüş durumdaki canlıları baharda diriltir. Ümitsiz gönülleri melekler göndererek ümit ile dirilttiği gibi, ölüme benzeyen cehaletten de peygamberler ve âlimler göndererek insan­ları manen diriltir.

 

Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular

'Ey kalbleri çeviren Allah'ım! Kalbimi dinin üzerine sabit kıl!" Ben (bir gün kendisine): "Ey Allah'ın resulü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen bizim hakkımızda korkuyor musun?" dedim. Bana şöyle cevap verdi: "Evet! Kalpler, Rahman'ın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir.' Tirmizi, Kader 7

 

Bir Ayet

“Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma çünkü sen ağırlık ve azametinle neyeri yarabilirsin ,ne de dağlarla yücelik yarışına girebilirsin." İsra 37.

 

Kimler Sitede

2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional