Anasayfa
Çarşamba, 19 Mart 2008

Mevlid Kandil MesajıMevlid Kandil Mesajı

Allah ın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.

Kıymetli kardeşlerim. Allahı, n selamı üzerinize olsun. Bu haftaki sohbetimizde, Allah in resulüne âşık olan ve altı yüzyıl bekleyen yılandan bahsedeceğim.Rabbim izin verirse inşallah.

Allah’ın Resulü Efendimiz (s.a.v.) sadık dostu sıddık ki ekber (r.a.)yanına alarak Medine ye hicret için yola çıkarlar, mağaraya gelirler saklanırlar ve Rasulullah (s.a.v.) efendimiz yorgunluğun dan dolayı hazreti Ebu Bekir (r.a.) şöyle dedi.; ‘Ya Ebu Bekir dizine başımı koyup biraz dinleneyim.’

‘Efendimiz (s.a.v.) yattığı zaman, bir delikten, bir yılan, başını çıkarıp baktı. Hazreti EbuBekir efendimiz, elbisesinden bir parça yırtıp, o deliği tıkadı. Bu sefer, o yılan bir başka delikten başını çıkardı, Ebubekir efendimiz orayı da tıkadı. Böylece cübbesi nin tamamını yırtarak, yılanın çıktığı her deliği tıkadı, ama yılan büyük bir delikten başını çıkardı, o deliği tıkayacak bir şey bulamayan Ebu Bekir efendimiz ayağını o deliğe bastı. Yılan, Ebubekir efendimizin ayağının topuğunu ısırmaya başladı, hatta kardeşlerim bir güvercin yumurtası kadar olan kısmını yedi. Ebubekir efendimiz, sancısından şaşırdı kendi kendine, eğer ayağımı kaldırırsam o yılan dışarı çıkar, Allah’ın resulüne zarar verebilir diye sabretti. Yanız kardeşlerim, yılan ayağına o kadar zarar verdi ki, Ebubekir efendimiz ağrı ve sızısından dolayı ağlamaya başladı. Ama ayağını asla o delikten çekmiyordu. Gözünden düşen bir damla yaş, Rasulullah (s.a.v.) Efendimizin mübarek yüzüne geldi.Efendimiz (s.a.v.), uyandı ki, Ebubekir efendimiz ağlamaktaydı. Hazreti peygamber (s.a.v.) Efendimiz sordu?
’Ya Ebu Bekir neden ağlıyorsun?’

’Ya rasulallah ayağımı bir yılan soktu onun şiddetinden ağlıyorum’ dedi. Peygamber efendimiz (s.a.v.); ‘Ya Ebu Bekir ayağını çek,’ buyurdu ve mübarek eliyle yılanın ısırdığı yeri sıvazladı ve tükrüğüyle ovdu, Allah’ın izniyle Ebubekir Efendimizin ağrıları geçti.Yılan bulunduğu delikten başını çıkartı ve Allahın resulü yılana sordu;
’Benim dostumu neden soktun?’

Yılan şöyle anlatmaya başladı; “Ya rasullalah birkaç peygamberden sizin yüce kadrinizi, diğer peygamberlerden daha faziletli olduğunuzu, üstün vasfınızı türlü mucizelerinizi ve sizi methettiklerini ve Mekke de Sevr dağında bulunan mağaraya gelip üç gün üç gece orda kalacağınızı iştim ve size âşık oldum altı yüz yıldır gezdim. Sonra İsa (a.s.) gittim, şöyle dedim. Ya İsa bana Mekke yolunu göster. İsa (a.s.) bana sordu;
’Ey yılan mekkede ne edeceksin?’
Şöyle anlattım”altı yüz yıldır, Hazreti Muhammed (s.a.v.) me aşığım ya İsa şimdi muhabbet ateşi haddi aştı, beni yaktı sabredecek halim kalmadı, onu aramaya gideceğim. Hazreti İsa a.s. bana şöyle dedi.;

‘Ey yılan benimle o yüce resul arasında tam altı yüz sene var.’
Bende şöyle dedim: rabbim her şeye kadirdir beni muradıma eriştirir. Sen bana Mekke yolunu tarif et.

İsa (a.s.)a yalvardım, O’da bana Mekke yolunu tarif etti. Bende sürüne, sürüne Mekke’ye geldim. Peygamberlerden işittiğim şekilde Sevir dağını ve bu mağarayı bulup mağaranın içine girdim burada yetmiş delik açtım ki buraya geldiğiniz zaman, birini kapasalar dahi, mübarek cemalinizi diğer delikten göreyim.
“Ya rasulallah altı yüz yıldan beri bu mağarada sizi beklemekteyim. Yüce Allah’a hamdüsenalar olsun ki, siz buraya geldiniz,hangi delikten başımı çıkarıp cemalinizi görmek istedimse dostun Ebu Bekir (r.a.) benim için sana zarar verecek sandı,elbisesini parçalayıp onun parçasıyla birer ,birer bütün delikleri kapattı,ancak bir büyük delik kaldı,o delikten de başımı çıkardığım zaman siz onun dizinde yattığınızdan dolayı eli yetişmedi ve ayağı ile o deliği kapattı.

Çekmesi için başımla ayağına ne kadar vurdumsa çekmedi ayağını, başka bir çarem kalmadı ya rasulallah istemeyerek arkadaşıyın ayağını ısırdım.

O ayağını çeksin bende cemalinizi doya, doya seyredeyim zira ya rasullallah bin iki yüz yıldan beri sizin hasretinizle yanıyorum cemalinizi görmek için beklemekteyim.

Allah’a hamdolsun ki siz uyandınız ona ayağını çekmesi için emir verdiniz.

Oda ayağını çekti ve bende şuanda mübarek cemalinizi görme arzuma kavuştum.Yıllardır beklediğim özlemime ulaştım ve cemalinizi gördüm, artık ölsem de gam yemem. Dostunuzun ayağını ısırdığımdan dolayı bana ne cefa verirseniz razıyım ya rasulallah ferman sizindir.’

Değerli genç kardeşlerim: bu gün sültanul enbiyaya, onun gösterdigi kutlu sevdaya sevdalanma zamanıdır. Onun sünneti hayatımıza nakşetme zamanıdır. Onu sevmek onun gösterdiği yolda yürüme zamanıdır.
Bir yılan bile kainatın efendisine bu kadar âşık sa bizim ona ne kadar aşık olmamız gerekir, taktiri size bırakıyorum. Onu sevmek ona âşık olmak onun sünnetini yaşamak ve yaşatmakla mümkündür.
Cümlenizin mevlit kandilini en kalbi duygularla kutluyor, sizlere ve âlemi islama hayırlar, güzellikler getirmesini yüce rabbimden niyaz ediyorum.Başka bir irfan meclisinde buluşmak dileği ile, Allah’a ,Rasulüllaha,ve evliyaullaha emanet olunuz…. Vesselam.

Hizmetkar

Bilgisayarınıza indirmek için tıklayın.

 
Sonraki >

 
Web Sitemiz Hakkında Düşünceleriniz.
 

Bir Söz

Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.

 

Esma-ı İlahiyeden

Esmâ-ı İlâhiyeden: BÂİS

"Ölümünden sonra bütün canlıları dirilten, ölümün kardeşi olan uykudan uyandıran ve manevî ölüm sa­yılan cehaletten de pey­gamberler göndermek ve ilim nasip etmek suretiyle manen dirilten Allah."

Cenâb-ı Hak yağmur yüklü bulutlar gönderip ölü toprağı dirilttiği gibi, kışın yarı ölmüş durumdaki canlıları baharda diriltir. Ümitsiz gönülleri melekler göndererek ümit ile dirilttiği gibi, ölüme benzeyen cehaletten de peygamberler ve âlimler göndererek insan­ları manen diriltir.

 

Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular

Sahip olunan şeylerin en efdali; Zikreden bir dil, şükreden bir kalb, kocasının imanına yardımcı olan saliha bir zevcedir. Tirmizi, Tefsir, Berae

 

Bir Ayet

‘Ey iman edenler, şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, (bilsin ki) gerçekten o (şeytan) çirkin utanmazlıkları ve kötülüğü emreder. Eğer Allah'ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, sizden hiç biri ebedi olarak temize çıkamazdı. Ancak Allah, dilediğini temize çıkarır. Allah, işitendir, bilendir.’ En-Nur-21

 

Kimler Sitede

Şuanda 1 misafir bağlı
2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional