Anasayfa arrow Sohbetler arrow Sahabe Hayatından İnciler 2
Perşembe, 20 Mart 2008

Sahabe Hayatından İnciler - 2

Sahabe Hayatından İnciler - 2

Allahın Selamı Üzerinize Olsun.

Kıymetli kardeşlerim bu haftaki sohbetimizde yine sahabe hayatından örnekler ve ibretli hadiseler öğreneceğiz. Yüce rabbimiz bizleri anlattığıyla sizleri de dinlediğiyle amel etmeyi nasip etsin inş.
Bir harpte, daha henüz iman etmemiş olan Ebu Süf yan’ın kumandasında ki ordu ile İslam askeri savaşırken, ashaptan Zeyd bin Desine (r.a.) esir düşmüştü, müşrikler Hazreti Zeyd’i şehit etmek üzere götürürlerken, kumandanları Ebu Süf yan;

-Ya Zeyd keşke şuanda senin yerinde Muhammed olsaydı da, onu öldürseydik, sende çoluk çocuğuyun yanına dönseydin daha iyi olmaz mıydı, dedi.
Düşman elinde öldürülmeye götürülen Zeyd Bin Desine (r.a.) bir anda hiddetlendi; ‘Hayır, hayır beni isterseniz ölümlerin en fecisi ile öldürün, fakat ben hiçbir şekilde, Peygamberim Hz. Muhammed(s.a.v.), in değil öldürülmesi, ayağına bir taşın bile değmesine razı olamam’, dedi.
Bu sözler üzerine hayrette kalan Ebu Süfyan; Muhammed’e inananlardaki iman kuvveti hiçbir insan oğlunda görülmemiştir diye seslendi.


Kıymetli genç kardeşlerim, işte Allah resulünü sahabe böyle seviyordu, onlar hep şöyle diyorlardı, ya Resul Allah anam, babam, canım, sana feda olsun, yarabbi ne büyük sevgi bu sevgiyi bizlere de nasip eyle bakınız öldürülmeye gidiyor Zeyd (r.a.) o halinde bile bakınız ne diyor değil mi? biz olsak canımızın telâşesine düşeriz. Allah bu ümmete Efendimiz (s.a.v.) böyle sevmeyi ve ümmeti Muhammed’ in de birbirlerini en az bu kadar sevmesini nasip etsin. Âmin.

Hayber kalesinin fethinde idi, kale fetih edilmiş herkes ganimet almak için sıraya dizilmişlerdi. Kendilerine verilecek olan ganimeti bekliyorlardı. Ganimet taksimi esnasında sıra bir çobana geldiğinde, o çoban, ya Resul Allah, ben ganimet istemiyorum, sadece boğazımdan delecek bir okun beni şehit etmesini bekliyorum diyerek, taksimattan bir hisse almadı.
Allah resulü (s.a.v.) Efendimiz ashabına;
’Bu genci takip ediniz, eğer imanında doğru ise istediği olur’, buyurdu. Nihayet o gencin şahadet haberi gelince gidip baktılar ki, hakikaten hazreti peygamber’e gösterdiği yerden bir ok isabet ederek şehit olmuştu.

Kıymetli kardeşlerim, insanın niyeti Salih olursa âlemlerin rabbi olan yüce Allah mutlaka o güzel ameli kesinlikle nasip ediyor değil mi? Sultanımız Abdulkadir Geylani (k.s) şöyle buyuruyor;
“Evladım, baktığına Allah için bak, gördüğün her şeyi Allah için gör”, işte, biz de baktığımıza Allah için bakarsak, gördüğümüzü Allah için görürsek, akıbetimiz hayır olur, degilmi? Değerli kardeşlerim, yüce Allah’ımız cümlemizi baktığına Allah için bakan, gördüğünü Allah için gören ve Salih niyetli olanlardan eylesin. Ve cümlemizin imanını kuvvetli eylesin. Âmin.

Musa (a.s.), bir gün tur dağına giderken, yüce Allah’a niyaz eden yani dua eden bir kul gördü. Tur dağından dönerken baktı ki aynı adam yine duada, halen niyaz ediyor, Musa (a.s.) Allah-u telaya;
‘Yarabbi, bu kulun bunca zamandır dua ediyor istediğini versen’, diye niyazda bulundu. Yüce Allah (cc) da şöyle buyurdu;
’Ya Musa, o kulum ellerini kaldırıp göklere yetiştirse bile, duasını kabul etmiyeceğim, zira malının içerisinde dört dirhem haram gümüş var.’ dedi. Musa (a.s.) o kimseye nasihatte bulundu ve o haram olanı malının içerisinden çıkarmasını tembihledi, aksi halde duasının kabul olmayacağını bildirdi.

Kıymetli kardeşlerim, görülüyor ki, insanın namazına niyazına haram bir lokmanın ne kadar etkisi var. Bunu çok iyi değerlendirelim, yediğimizin içtiğimizin helal olmasına çok dikkat edelim. İnsan ibadet ediyor da ibadetinden feyiz almıyorsa, bilsin ki bir yerlerde sorun var demektir. Onun için kardeşlerim, yüce rabbimiz cümlemize helal rızıkla rızıklandırsın ve helal rızıkla da tasadduk ettirsin inş.

Ebu Hüreyre r.a. şöyle anlatıyor;
Bir gün hazreti Peygamber (s.a.v.) yanında idik, Hazreti Peygamber (s.a.v.) Hazreti Hasan’ı kucağına alıp öptü, o mecliste bulunan bir sahabe dedi ki, ya Resul Allah benim on tane evladım var, bunlardan hiç birini bir kere olsun öpmedim dedi. Hazreti Peygamber (s.a.v.) kedisine baktı ve şöyle dedi;
’Şefkat ve merhamet göstermeyen kimseye, Allah’da kendi rahmetini göstermez.’ buyurdu.

Kıymetli kardeşlerim, merhamet imanın bir alametidir, islamın bir şiarıdır. Hazreti Peygambere ümmet olmanın bir nişanıdır. Çocuklar evimizin neşe kaynağı ve gönlümüzün meyvesidir. Hiç onlar sevilmez mi?, hiç onlar öpülmez mi?
Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;
’İnsan çoçuğunu öptüğü zaman, onu melekler kaydederler ve kıyamet gününde, onu amel terazisinin hayır tarafına koyarlar’, buyuruyor.

Değerli kardeşlerim, Allah’ın Resulü kuşu ölen bir çocuğa baş sağlığına gitmiş ve onun gönlünü almıştır, işte merhametin en güzel örneği, onun her canlıya karşı merhameti bir başka idi zira o âlemlere rahmetti.
Bir savaştan gelirken bakıyorlar ki, yol üzerinde bir köpek yavrulamış, yatıyor, hemen ashabına talimat veriyor, ordunun güzergâhını o köpek ve yavrularına zar vermeyecek şekilde deriştirtiyor. Onun merhameti anlatmakla bitmez.
Bir gün ashabıyla otururlar iken bir müşrikin çocuğunun cenazesi geçiyor, bunu gören Fahri Kâinat Efendimiz hemen ayağa kalkıyor ve üzüntüsünü dile getiriyor. Bunu gören ashap hemen soruyor ‘ey Allah’ın resulü bunun babası müşrikti.’
Rahmet Peygamberi şöyle buyuruyor;
’O’da insan değil mi, her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar, bir zamanlar sizin babalarınızda dedelerinizde müşrik degilmiydi’?
Onun merhametini anlatmakla bitmez.
Bir gün, Rahmet Peygamberi namazda iken, torunu sırtına çıkıyor, secdede iken Efendimiz (s.a.v.) torunu sırtından ininceye kadar secdeyi uzatıyor, ashap soruyor;
’Ne oldu ya Resul Allah, bir şey mi oldu secde y i neden uzattınız?’Efendimiz s.a.v. diyor ki; ’Torunum sırtımda idi o düşmesin diye uzatım.’

Örnekler anlatmakla bitmez, yüce Rabbim cümlemizi merhametli olanlardan ve rahmetine gark olanlardan eylesin. Âmin.

Kıymetli kardeşlerim burada sohbetime son verirken, hepini aziz ve celil olan Allah’a emanet ediyorum, başka bir irfan meclisinde buluşmak ümidi ile. Vesselam.

Hizmetkâr


Bilgisayarınıza indirmek için tıklayın.

 
< Önceki   Sonraki >
2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional