|
Cenab-ı Hak Rızkımızı Nasıl Gönderiyor? |
|
Cenab-ı Hak Rızkımızı Nasıl Gönderiyor?
Bediüzzaman'la talabeleri, bir gün otomobille Emirdağ'dan Eskişehir'e gidiyorlardı.
Yaz mevsimiydi.
Buğday tarlalarının içinden geçiyorlardı.
Yolun iki tarafı da göz alabildiğine sarı buğday başaklarıyla doluydu.
Arabayı kullanan talebesiyle ön tarafta! oturan diğer talebesi aralarında konuşuyorlardı.
"Bu tarlalardan ne kadar buğday çıkar ve ne kadar ekmek yapılır?" diye hesap ediyorlardı. Bediüzzaman bunların bu konuşmalarını duydu.
"Kardeşim," dedi. "Ekmeği sizin, tefekkürü benim!"
Talebeleri mahcup olmuşlardı. , Sustular.
Bediüzzaman devam etti:
"Ben bu tarlalardan, sahiplerinden daha çok istifade ediyorum," dedi.
"Ben bunları gördükçe Cenâb-ı Hakkı hatırlıyorum. Bizim rızkımızı nasıl gönderiyor onu düşünüyorum."
|