Anasayfa
Pazartesi, 24 Mart 2008

Hazreti Peygamber (S.A.V.) Den Hayat Dersleri (4)Hz Peygamberden Hayat Dersleri 4

Allahın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.
Kıymeti kardeşlerim Allah’a hamdolsun bizleri yine bu güzel mecliste, irfan meclisinde buluşturdu. her zaman olduğu gibi bu akşamda, kâinatın Efendisinden( s.a.v). den hayat dersleri öğreneceğiz. Yüce rabbim feyiz bereketini bol eylesin. Amin.
Cabir (r.a.)rivayet ettiği bir hadisi şerifte Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;

’Beş vakit namaz, kapınızın önünden akıp giden ve insanın günde beş defa içinde yıkandığı, bol sulu bir nehir gibidir.’
Kıymetli kardeşlerim; namazın dinde ki yeri, vücutta baş gibidir.İnsanın başı olmasa vücudunun bir anlamı olur mu? Elbette olmaz.İşte namazın dinde ki yeri de böyledir.
Efendimiz (s.a.v.) hadisi şeriflerinde ; ‘Namaz dinin direğidir.’ buyuruyor. Yani namaz kılmayan bir insan dinini yıkmış demektir.
Şimdi insan namaz kılar da, kötülükleri bırakmazsa, o daha da kötüdür.
Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;

’Bir insan namaz kıldığı halde, hala kötülük yapıyorsa, o kıldığı namaz onun ancak Allah’tan uzaklaşmasına vesile olur.’ buyuruyor. Yani kardeşlerim, namaz kılan insanın bütün kötülüklerden de uzak durması lazım dır.
Ayeti celile de yüce rabbimiz şöyle buyuruyor;
Namaz insanı dinin yasak ettiklerinden ve çirkin işlerden muhakkak alı koyar.(Ankebut,45 ). İşte kardeşlerim, rabbimiz bizi uyarıyor, dikkatli olun diyor.Namazımıza çok dikkat etmeliyiz. Namaz kıldığımız halde ahlakımız düzgün değilse işte bu çok kötü, oysa namaz bizim kötülükleri bırakmamıza ve güzel ahlaklı olmamıza vesiledir. Yüce rabbimiz cümlemizin ibadetlerini ihlâslı eylesin inş.

Ebu hüreyre( r.a.) rivayet ettiği bir hadisi şerifimizde Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;
’Muhakkak ümmetim kıyamet gününde, abdest nurlarından el ve ayakları parlak olduğu halde çağrılırlar. Yüzündeki nurun parlaklığını artırmak isteyen kimse, elinden geldiğince abdest almaya ve abdesti gezmeye gayret etsin.’

Kıymetli genç kardeşlerim, yarın hepimiz âlemlerin rabbi olan Allah’ın huzurunda toplanacağız ve orada hayatımızın hesabını vereceğiz.Bu dünyada ne yaptıksa hepisinin hesabını orda bizden soracaklar.Yalnız burada Efendimiz, insanların yarın kıyamet gününde Allah (cc)ın huzuruna çıkarken, kimilerinin yüzlerinin ak kimilerinin yüzlerinin siyah olacağını bize bildiriyor ve diyor ki, ‘Rabbinizin huzuruna ak bir yüzle çıkmak istiyorsanız abdestli gezmeye gayret edin o abdest uvzularınız kıyamette size nur olacak ve sizi aydınlatacak’ buyuruyor öyle ise ne yapmamız lazım, devamlı abdestli gezmeye gayret etmeliyiz. İnş.

Ebu Musa el eşari (r.a.) dan rivayet edilen bir hadisi şerifimizde Efendimiz (s.a.v.)şöyle buyuruyor;
’Rabbini zikredenlerle, zikretmeyenlerin benzeri, diri ile ölünün arsındaki fark gibidir.’

Yine Ebu hureyre (r.a.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;

‘Her hangi bir cemaat bir evde toplanıp ta, Kuranı kerimi oku,r aralarında mukabele ederlerse, kalpleri sükûnet bulup, rahat ederler. Allah’ın rahmeti onları kaplar, melekler onları kuşatır, Allah telada onları kendi, neznindekiler arasında zikreder.’

Kıymetli kardeşlerim, ayeti celilede, yüce rabbimiz şöyle buyuruyor; ‘Kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmain olur.’ buyuruyor. İşte kardeşlerim gönül hastalıklarımızın tedavisi ancak zikrullah ile olur. İnsanın kalbi hastalanır, gönlü hastalanır, nefsi hastalanır, işte bu hastalıklar yüce yaratıcıyı zikretmekle tedavi olur. Ayrıca bakınız rabbimiz kendinin zikredilmesinden hoşlanıyor memnun oluyor ve katında ki meleklerine karşı bizimle övünüyor ve diyor ki; ‘Ey Cebrail bakın şu kullarım beni anıyorlar, beni zikrediyorlar, benim kitabımı okuyorlar, benim peygamberime salâvat getiriyorlar, işte bu kullarımı çok seviyorum.’ Diyor.Bu büyük bir lütuf büyük bir şeref değil mi kardeşlerim? Yüce rabbimiz cümle irfan ehlini kendisini layıkıyla zikredenlerden eylesin. İnş.

Yine Ebu hureyre (r.a.) dan gelen bir rivayette Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;
’Aziz ve celil olan yüce Allah buyurur ki, ben kulumun zannına, itikadına göreyim, beni zikrettiğinde, ben onunlayım, rahmetim, inayetim onunla beraberdir. O beni kalbinde gizlice yâd ederse ( yani Allah’ı kalbinden zikrederse )ben de onu gizli anarım. Beni bir cemaatte zikrederse, bende o kulumu o memat efradından daha hayırlı,(Cebrail, Mikail,) meleklerimin bulunduğu bir cemaatte anarım buyurdu.’

Kıymetli genç kardeşlerim, bu güzel amelleri rabbimiz cümlemize nasip etsin cümlemizi rabbimiz sevdikleri arasına dâhil etsin.inş.

Bir başka hadisimizde Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;
’Yedi şey gelip çatmadan çalışmaya bakın, yoksa siz insana kendini unutturan, fakirliğimi veya isyan ettiren zenginliğimi veya vücudu harap eden bir hastalık mı veya aklı gideren ihtiyarlığımı veya alıp götüren ölüm mü veya fenalığı görülmeyen deccal mı, yahutta acıklı ve acılı olan kıyamet gününü mü neyi bekliyorsunuz.’

Kıymetli kardeşlerim, Allah’ın resulü (s.a.v.) bakın bizi nasıl uyarıyor ve diyor ki; ‘Ey ümmetim, kendinize gelin ömrünüzün, malınızın, gençliğinizin, sıhhatinizin, kıymetini çok iyi bilin vakit geçmeden kendinize gelin Allah’ın emrine göre yaşayın kuran ve sünnete harfiyen uyun, şeytanın adımlarını takip etmeyin, yarın gençliğiniz elinizden gider, ihtiyarlarsınız, zenginlik elinizde iken tasadduk ediniz, yarın zenginlikte âlinizden gider fakir olursunuz, sıhatinız yerinde iken ibadetlerinizi yapınız.Hasta iken yarın ibadet yapamazsınız.
Size verilen ömür bir gün tamam olacak yani öleceksiniz eceliniz gelecek ölmeden önce ebedi ahiret yurdu için hazırlık yapın, kıyamet gününde âlemlerin rabbine karşı mahcup olursunuz.Orada kimsenin kimseye faydası olmaz.Ancak insanın hayırlı amelleri fayda verir, Orda eyvah dememek için hazırlıklı olun.’
diyor fahri kâinat Efendimiz.
Bakın ümmetini ne kadar çok seviyor yüce Allah’ım cümlemizi ömrünü hayırla geçiren kıyamette rabbinin huzuruna alnı ak bir şekilde varanlardan eylesin.

Ebu Sait el hudri(r.a.) ın rivayet ettiği bir hadisi şerifte Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;

‘Her hangi bir Müslüman ın, başına yorgunluk, hastalık, düşünce, keder, aı ve kaygı, hatta diken batmasına varıncaya kadar, her ne gelirse, Allah bunları, o Müslüman ın hatalarına kefaret kılar.’

Ebu hureyre(r.a.) dan, gelen başka rivayette Efendimiz(s.a.v.) şöyle buyuruyor;

‘Allah Teâlâ bir kimsenin hakkında hayır murat ederse, o kimsenin günahlarını bağışlamak ve derecesini yükletmek için onu musibete uğratır.’

Kıymetli kardeşlerim, hayatımızda başımıza her şey gelebilir bunların rabbimizin bir imtihanı olduğunu unutmayalım ve şöyle dua edelim, ya rabbi bize taşıyamıyacagımız yükü yükleme ve bizi bu imtihanda sabredenlerden eyle diye teslimiyet gösterelim. Şunu unutmayalım ki, bu dünya bir imtihan yeridir, hani kuranı kerimde rabbimiz bize ne diyor, ‘siz malınızla, siz evlatlarınızla, siz çoluk çocuğunuzla imtihan olunmaksınız’, öyle ise her daim imtihana hazırlıklı olalım ki kazananlardan ola bilelim inş.

Yine Ebu hureyre (r.a.)dan gelen bir hadisimizde fahri kainat (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyuruyor;

‘Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değil, öfke anında öfkesini (nefsini)yenen kimsedir.’

Kıymeti kardeşlerim bu hadisimizde Efendimiz (s.a.v.) güçlü olmanın insanları alt etmede onu yenmede değil, nefsini ve öfkesini yenmek olduğunu, bize bildiriyor. Başka bir hadislerindeöfke şeytandandır öfkelendiğiniz zaman hemen gidin bir abdest alın’, buyurarak öfkenin ancak abdest almakla geçeceğini bize bildiriyor.Öfkenin şeytanın bir işi olduğunu bize beyan buyuruyor. Öyle ise kardeşlerim öfkelendiğimiz vakit hemen besmele çekelim şeytanın şeririnden yüce Allah’a sığınalım ve vakit kaybetmeden hemen abdest alalım.Efendimizin şu müjdesine kulak verelim;

Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;

‘Bir kimse öfke anında öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde halkın gözü önünde onu çağırır. Huriler içinden hangisini beğenirsen beğen denilir.’

İbni mesut (r.a.) rivayet ettiği bir hadisi şerifte Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;
‘Doğru sözlülük iyiliğe götürür, iyilikte cennete götürür, insan doğru söyleye, söyleye Allah indinde, sıddıklar derecesine çıkar. Yalan söylemek fenalığa, fenalıkta cehenneme götürür, insan yalan söyler dururda, nihayet Allah indinde, yalancı diye yazılır.’

Kıymetli kardeşlerim, bu hadisimizde Efendimiz (s.a.v.) insanın her zaman sözüne davranışına, yediğine, içtiğine, konuştuğu muhabbet ettiği kimselere, yani onun imanına ahlakına zarar verecek her şeyden kaçınacak, işte bu da insanın çevresinden kaynaklanır ayeti celilide yüce rabbimiz şöyle buyuruyor. ‘Ey iman edenler, Allah tan korkunuz ve doğrularla Salihlerle sıdıklarla beraber olunuz.(Tevbe,119). İşte biz de iyi insanlarla beraber olalım ki, onların irfan meclisine bulunalım ki istifademiz olsun.

Ebu Ya’la (r.a.)ın şeddet bin evs (r.a.) rivayet ettiği bir hadisimizde Efendimiz(s.a.v.) şöyle buyuruyor;
Akıllı kimse kendini sorguya çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Ahmak ve aciz kimse ise nefsinin heva ve isteklerine uyan ve Allah tan olmayacak şeyler isteyendir.’

Kıymetli genç kardeşlerim, burada sohbetime son verir iken Sultanımız Seyyid Abdulkadir Geylani (k.s.) hazretlerinin bir duası ile son veriyorum. ‘Allah’ım sadrımı genişlet, ilmimi genişlet, kalbimi genişlet, rızkımı genişlet’, buyuruyor.
Başka bir irfan meclisinde buluşmak ümidi ile vesselam.

Hizmetkâr.


Bilgisayarınıza indirmek için tıklayın.

 

 
< Önceki   Sonraki >

 
Web Sitemiz Hakkında Düşünceleriniz.
 

Bir Söz

Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.

 

Esma-ı İlahiyeden

Esmâ-ı İlâhiyeden: BÂİS

"Ölümünden sonra bütün canlıları dirilten, ölümün kardeşi olan uykudan uyandıran ve manevî ölüm sa­yılan cehaletten de pey­gamberler göndermek ve ilim nasip etmek suretiyle manen dirilten Allah."

Cenâb-ı Hak yağmur yüklü bulutlar gönderip ölü toprağı dirilttiği gibi, kışın yarı ölmüş durumdaki canlıları baharda diriltir. Ümitsiz gönülleri melekler göndererek ümit ile dirilttiği gibi, ölüme benzeyen cehaletten de peygamberler ve âlimler göndererek insan­ları manen diriltir.

 

Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular

Kim, kendisine yapılan bir iyliğe karşı, bunu yapana: 'Hz. Allah sana hayırlı mukafat versin' derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur. Tirmizi, Birr 86

 

Bir Ayet

‘Ey iman edenler Allah’dan O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslüman olarak can verin.’ (Al-I İmran ,102)

 

Kimler Sitede

2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional