Anasayfa
Cuma, 28 Mart 2008

Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Gönül Sofrasından (2)

Allah’ın selamı hidayete tabi olan üzerine olsun.

Kıymetli genç kardeşlerim, bu akşam sohbetimizde Sultanımız Abdulkadir Geylani (k.s) hazretlerinin bizlere nasihatlerini dinleyecegiz. Onun gönül pınarından süzülen rahmet damlalarından istifade etmeye çalışalım, rabbimiz feyiz ve bereketini daim eylesin rabbim rahmetini bizim üzerimizden eksik etmesin.
Evlatlarım;

-'Ben sizden ancak doğruluk ve samimiyet istiyorum. Bunlar ancak size fayda verir, doğru olmanızı kendim için değil sizler için istiyorum. Gerek gönül dilinizin gerek beden dilinizin konuşmalarını kayıt altına alınız, zira yirmi dört saat sizi gözetleyen melekler vardır. Melekler sizin dışınızı gözetler, Allah cc ise sizin içinizi gözetler.’
- Kıymetli genç kardeşlerim, sultanımız burada bizden dosdoğru olmamızı ve bu doğruluğun kıyamette bizi kurtaracağını söylüyor. Doğru olmassanız insana tarikatında, velinin de, bir faydasının olamayacağını söylüyor ve bunu kendim için değil sizlerin, yarın Allah’ın huzurunda mahcup olmamanız için istiyorum diyor. Ve bize öyle manidar bir uyarı yapıyor ki “evlatlarım diyor bakınız yirmi dört saat sizi takip eden melekler var onlar sizin ne yaptığınızı harfi harfiyen yazıyorlar dikkatli olun yarın hakkın huzurunda çok mahcup olursunuz çok utanırsınız ve diyor ki siz benim evlatlarımsınız sizler bütün hallerinize dikkat edin hele iç âlemimize dikkat edin zira yüce rabbimiz bizim aşikârı olanlarımızı bildiği gibi gizlimizde bilir hatta gizlinin gizlisinde bilir. Diyor ve bizleri uyarıyor. kardeşlerim sultanımız irfan meclisine tabi olan her ke zi bu konu da dikkati olmaya çağırıyor.

Evlatlarım;

‘Cahil kişi dünyada yapacağını, Allah cc hükmüne, kaza ve kaderine uyum göstermeyi, nazarı dikkate almadan sadece nefsiyle, arzularıyla ve kötü tabiatıyla yapar, hal böyle olunca, şübhesiz ki kendisine yakın bir dost bulamaz, yaptıklarının hayrını göremez ve yaptığı o binalarda başkaları oturur. Kıyamet gününde de kendisi hesaba çekilir. Niçin yaptın? Neden yaptın? Nereden aldın? Nereye harcadın? Bütün malından hayatından hesaba çekilir.’

Kıymetli kardeşlerim, sultanımız burada bizlere her işinizde Allah’ın izni ile başlayın, nefsinize göre hareket etmeyin, bütün işlerinizde Allahın rızasını kazanacak şekilde hareket edin, sizi Allah ın dostluğundan uzaklaştıracak bütün hareketlerden kaçının, malınızı helalinden kazanın, zira yarın o mallarınızı başkaları yer ve hesabıda size kalır buyuruyor. Ondan dolayı kardeşlerim bir İrfan meclisine tabi olanın helale harama çok dikkat etmesi gerektiğini anlıyoruz yüce rabbimiz cümlemizin rızkını helalinden versin dünyanın peşinden dörtnala koşup ta hırsı yüzünden cehennem mi boylayanlardan etmesin.

Evlatlarım;

‘Allah cc’hın hoşnutluğunu kazanmaya çalışın, onun kaza ve kaderine saygı gösterin, Allah cc’hın size ezelde ki takdirine kanaat edinin, sizin için takdir edilmeyeni istemeyin. Evlatlarım bu konuda efendimiz bize ne buyuruyor bakın ve dikkate alın”Allah cc ‘hın dünyada kuluna verdiği en ağır ceza, onun kısmetinde olmayanı istemesidir.’
Sultanımız sohbetine şöyle devam etti, ‘ey sohbetimi dinlemeye gelen, sen benim sohbetimi dinlemeye geliyorsun, fakat hüsnü zan beslemiyorsun, o takdirde benim sohbetimden nasıl etkilenirsin. Yazıklar olsun sana ki, Müslüman olduğunu iddia ediyorsun, hem Allah cc hu hem de onun Salih kullarına itiraz ediyorsun. Sen bu davanda yalancısın, İslam teslimiyet kökünden gelmiştir. İslam, Allah cc hunun kaza ve kaderine teslim olarak, aynı zamanda kuran ve sünnetin hükümlerine riayet ederek, Allah cc hunun yaptıklarına rıza göstermektir. Bunları yaptığın zaman gerçek manada teslim olmuş olursun.’

Kıymetli genç kardeşlerim, bu sözünde sultanımız Allah cc hu ve habibini ve onun varisi olan evliyaullahı sevmeden onlara muhabbet beslemeden irfan meclisinde insanın yol alamıyacagını söylüyor.İnsanın gönlü başka yerde iken nasıl olurda benim sohbetimden feyiz alabilir buyuruyor. Eğer bir insan sevmediği halde o mecliste bulunuyorsa, kendini kandırıyor demektir, diyor sultanımız. Allah cc hu cümlemizi islam ve kuran yolundan ayırmasın cümlemizi her içinde samimi olanlardan eylesin.

Evlalarım;

‘Uzun emellerin uğursuzluğu, seni Allah cc isyan ettirmeğe ve onun emirlerine muhalefet gösterme bataklığına düşürür. Emellerini kıstığın sürece sana hayırlar gelmeye başlar, eğer kurtuluşu istiyorsan, o hayırlara tutun.’

Evlatlarım;

‘Gerçek derviş cimri olmaz, zira onun elinde cimrilik yapacak hiçbir şey kalmaz.O her şeyi terk etme iddiasındadır.Kendisine bir şey verilirse ,o verileni kendisi için değil başkası için alır.Dervişin kalbi Allah cc hu dan başka bütün varlıklardan ve şekillerden temizlenmiştir.Derviş cimri olmaz , zira ancak malı olan kimseler cimri olurlar.Dervişin nazarında bütün eşya başkasına aittir.O halde başkasın ait olan eşyada o nasıl cimrilik yapa bilir.?Onun ne bir düşmanı nede bir dostu vardır.O insanların övmelerinde yermelerinde kulak asmaz. Zira o vermeyi de ,engellemeyi de ,zararı da faydayı da Allah CC dan başka kimseden bilmez.O yaşamakla sevinmez ölümle de üzülmez. Onun ölümü rabbinin kendisine kızması, yaşamasıda kendisinden hoşnut olmasıdır. İnsanların arasında sıkıntı, uzlette ise ünsiyet hisseder. Onun yiyeceği rabbini zikretmesi, içeceği ise rabbi ile olan ünsiyetidir. O hiçbir zaman dünya nimetlerine muhabbet beslemez ki cimri olsun.

Evlatlarım;

‘Siz her daim Salih kimselerle arkadaşlık yapın onların sözlerini iyi dinleyin nasihatlerine kulak verin onlara hürmet edin onlara hürmet etmek sizler için bir kurtuluş vesilesidir.’

Evlatlarım;

‘Benim bir mürşidim vardı, bir sıkıntım olsa, kalbim sıkılsa ve bir sorunum olsa, gider anlatırdım ve o bana ne yapmam gerektiğini söylerdi. Benimle ilgilenirdi. Bunun sebebi nedir biliyor musunuz? Evlatlarım Benim sultanıma karşı hürmetim ve edepli olmamdı. Hayıtım boyunca meşayihe karşı hiçbir zaman asla saygısızlık ve edepsizlik yapmadım. Onlara daima güzel edep ve saygıda bulundum.

Kıymeti genç kardeşlerim, bu güzel sohbetlerden layıkıyla istifade edelim sultanımız bu sohbetini hicri 545 yılında onun feyiz fışkıran irfan meclisi olan medresesinde yapmıştır.Bu vesile ile onu rahmetle anıyoruz. Yüce rabbimiz makamını âli eylesin. Başka bir irfan meclisinde buluşmak ümidi ile. Vesselam.

Hizmetkâr.



Bilgisayarınıza indirmek için tıklayın.

 
< Önceki   Sonraki >

 
Web Sitemiz Hakkında Düşünceleriniz.
 

Bir Söz

Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.

 

Esma-ı İlahiyeden

Esmâ~ı İlâhiyeden: MÜ'MİN
"Verdiği sözleri yerine ge­tirip va'dini doğrulayan; kul­larının Kendisi hakkındaki ümitlerini ve inançlarını boşa çıkarmayan; kıyamet günü mü'minlerin diğer milletler hakkındaki tanıklıklarını tasdik eden; Kendi Zâtının hakikatini peygamberlerle ve kâinattaki delillerle doğrulayan; adalet-ve dengeyle iş görüp yarattığı varlıkların emniyetini sağlayan Allah cc. Her türlü emniyet, eman, güven ve korkusuzluk Allah'tan gelir. Emniyet ve selâmet yollarını O açıklar. Korku yollarını O kapatır.

 

Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular

‘Ademoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları, dile gelip: "Bizim hakkımızda Allah'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız”der.’ Tirmizi, 2409

 

Bir Ayet

‘Ey iman edenler Allah’dan O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslüman olarak can verin.’ (Al-I İmran ,102)

 

Kimler Sitede

Şuanda 1 misafir bağlı
2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional