Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
İrfan Meclisinden |
| Kıssadan Hisse |
| Sizden Gelenler |
| Peygamberler Tarihi |
| Mektubat-ı Geylaniden |
| Dua |
| İslam İlmihali |
| Namaz Vakitleri |
| Mezheb - Mezhebler |
| Bid'at ve Batıl İnançlar |
| Çarşamba, 02 Nisan 2008 | |
|
Meleklerin Sayısı Ne Kadardır Cenab-ı Hak kâinatı son derece güzel bir şekilde yaratmıştır. Bu güzellikleri görecek, beğenecek ve hayret içerisinde takdir edecek şuur sahibi varlıkların olmasını irade etmiştir. Bu güzellikler, sonsuz sayıda takdir ve İbadet edicilerin olmasını gerektirir. İnsanlar ve cinler, Yaratıcının istediği takdir ve ibadetin çok azını yerine getirebilirler. Öyle ise, çok çeşitli olan ibadet vazifesini yerine getirmek için, sonsuz sayıda melekler ve ruhanilerin olması gerekir. Çeşitli hadisler, meleklerin sayılamayacak kadar çok olduğunu ve Cenab-ı Hakkın istediği ibadet vazifesini yerine getirdiklerini bize haber vermektedirler. Bu hadislerin birisi şu mealdedir: Resulullah (a.s.m.) Miraç'da Beyt-i Mâmuru görmesi üzerine Cebrail'e (a.s.) "Bu nedir?" diye sordu. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister. |
|
Esmâ-ı llâhiyeden: RAHMAN Kullarına karşı çok merhametli olan ve şefkat eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah. Cennet bu ismin bir cilvesi, ebedî saadet bir parıltısı ve dünyadaki bütün nzık ve nimetler bir damlası hükmündedir. Bu ismin tecellîsi bütün varlık âlemini kaplar ve hattâ bu dünyada kâfirler bile bu ismin tecellîsinden yararlanırlar. Rahman ismi sadece Allah'a ait olduğu için, kullar hakkında hiçbir şekilde kullanılmaz. Rahman ismi, aynı zamanda "Allah" lâfzı yerine kullanılabilen tek isimdir. |
|
Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur. Müslim, 1002 |
|
‘Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz.’ Nur, 31 |