Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
Kuranı Kerim Mealleri
Kuranı Kerim Türkçe (Diyanet Meal)
44- Duhan Suresi | 44- Duhan Suresi |
| Cumartesi, 26 Ocak 2008 | |
|
(44) DUHAN SURESİ (59 AYET) Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla 44/1- Ha, Mim. 44/2- Apaçık Kitaba andolsun; 44/3- Gerçekten Biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyaranlarız. 44/4- Ki onda (o gecede) her hikmetli iş ayrılır. 44/5- Katımızdan bir emir ile; doğrusu biz, (insanlara elçi) gönderenleriz. 44/6- Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O, işitendir, bilendir. 44/7- Eğer kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Allah), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. 44/8- O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbinizdir, geçmiş atalarınızın da Rabbidir. 44/9- Hayır, onlar şüphe içindedirler; oynayıp-oyalanıyorlar. 44/10- Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle; 44/11- (Bu duman) insanları sarıp-kuşatıverir. İşte bu, acı bir azabtır. 44/12- "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz." 44/13- Onlar için öğüt alıp-düşünmek nerede? Onlara, açıklayan bir elçi gelmişti. 44/14- Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir." 44/15- Biz sizden bu azabı biraz açıp-gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz. 44/16- Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette biz intikam alacağız. 44/17- Andolsun, biz kendilerinden önce, Firavun'un kavmini de denedik. Onlara kerim bir elçi gelmişti; 44/18- "Allah'ın kullarını bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir elçiyim" (demişti). 44/19- "Allah'a karşı büyüklenmeyin; şüphesiz size apaçık, bir delil getiriyorum." 44/20- "Ve doğrusu ben, sizin taşa tutmanızdan benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan (Allah)a sığındım." 44/21- "Eğer bana inanmıyorsanız, bu durumda benden kopup-ayrılın." 44/22- Sonunda Rabbine: "Gerçekten bunlar, suçlu-günahkar bir kavimdirler" diye dua etti. 44/23- (Allah da:) "Öyleyse, kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, muhakkak takip edileceksiniz." (diye duasını kabul edip cevap verdi). 44/24- "Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur." 44/25- Onlar nice bahçeler ve pınarlar terketmişlerdi; 44/26- (Nice) Ekinler, güzel konaklar, 44/27- Ve içlerinde 'sevinç ve mutluluk içinde' yaşadıkları nimetler, 44/28- İşte böyle; Biz bunları başka bir kavime miras olarak verdik. 44/29- Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar (ın azabı) ertelenmedi. 44/30- Andolsun, biz İsrailoğullarını o alçaltıcı azabtan kurtardık. 44/31- Firavun'dan. Çünkü, o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi. 44/32- Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere üstün kıldık. 44/33- Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik. 44/34- Muhakkak, bunlar da diyorlar ki: 44/35- "(Bütün her şey) Bizim yalnızca ilk ölümümüzdür; biz yeniden diriltilip-kaldırılacak değiliz." 44/36- "Eğer doğru sözlüyseniz, şu halde atalarımızı getirin bakalım." 44/37- Onlar mı hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları yıkıma uğrattık. Çünkü onlar, suçlu-günahkardı. 44/38- Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları bir ‘oyun ve oyalanma konusu’ olsun diye yaratmadık. 44/39- Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler. 44/40- Şüphesiz o (hakkı batıldan, haklıyı haksızdan) ayırma günü, hepsinin (hesaba çekilecekleri) vakitleridir. 44/41- O gün, bir dost dosttan herhangi bir şeyle yarar sağlayamaz. Ve onlara yardım edilmez. 44/42- Ancak Allah'ın rahmet ettiği başka. Şüphesiz O, üstün ve güçlü olandır, esirgeyendir. 44/43- Doğrusu, o zakkum ağacı; 44/44- Günahkar olanın yemeğidir. 44/45- Pota gibi; karınlarda kaynar-durur; 44/46- Kaynar-suyun kaynaması gibi. 44/47- "Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin." 44/48- "Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün;" 44/49- "(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun." 44/50- "Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir." 44/51- Muttakilere gelince; muhakkak onlar, güvenli bir makamdadırlar. 44/52- Cennetlerde ve pınarlarda, 44/53- Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar). 44/54- İşte böyle; ve biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir. 44/55- Orda, güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar; 44/56- Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. 44/57- Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. 44/58- Belki onlar öğüt alıp-düşünürler diye, Biz onu (Kur'an'ı), senin dilinle kolaylaştırdık. 44/59- Öyleyse sen gözleyip-bekle; elbette onlar da gözleyip-bekliyorlar.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|