Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
İrfan Meclisinden |
| Kıssadan Hisse |
| Sizden Gelenler |
| Peygamberler Tarihi |
| Mektubat-ı Geylaniden |
| Dua |
| İslam İlmihali |
| Namaz Vakitleri |
| Mezheb - Mezhebler |
| Bid'at ve Batıl İnançlar |
| Pazartesi, 07 Nisan 2008 | |
|
Beden ile ruh aralarında konuşuyorlardı. Beden güzelliğine ve parlaklığına mağrur olarak ruha dedi ki: "Ben senden daha değerliyim; bak herkes bana ilgi gösteriyor ve beni seviyor." Ruh ise, kendi letafetini gizlemiş olduğu halde o bedene dedi ki: "Hey süprüntülük! Sen kim oluyorsun? Ben senden çıkayım da o zaman görürsün. Seni sevenler
Beden ölümlü, ruh ölümsüzdür. Ruh bedene muhtaç değildir, onsuz da varlığını devam ettirebilir. Bedenimiz ruhumuzun elbisesi yahut evi gibidir. Gözler, bu evin pencereleridir ki ruh bu âlemi o pencerelerden seyreder. Önemli olan elbise midir, elbiseyi giyen mi? Ev midir, evde oturan mı? (Mevlânâ)
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister. |
|
Esmâ-ı llâhiyeden: NAKKAŞ İnsanlar için kullanıldığında "nakışçı ve nakış yapan san'atkâr" anlamına gelir. Cenâb-ı Hak için kullanıldığında nakkâş-ı ezelî (ezelî nakışçı), nakkâş-ı hakikî (hakikî nakışçı) anlamında kullanılır. Yani, "Bir saray gibi, koca kâinatın tavanını yıldızlarla; zeminini bitki, ağaç, hayvan, dağ, ova, deniz gibi sayısız renk ve şekilleri olan varlıklarla; hem de gerçek boya ve renklerle nakşeden Allah" demektir. |
|
|
|
“Gerçekten, yetimlerin mallarını zulmederek yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar. Onlar, çılgın bir ateşe gireceklerdir.” Nisa 10. |