Bir Dua

Allah'ım! Beni makbul olan iyilerden kıl: rahmetten kovulmuş kötülerden eyleme.

 

Giriş Formu






Şifremi Unuttum
Yeni Hesap Oluştur
Anasayfa
Bir Kader Sohbeti 1
Cumartesi, 03 Mayıs 2008
Yazı Index
Bir Kader Sohbeti 1
Sayfa 2
Sayfa 3

Bir Kader Sohbeti 1

Sedirin üzerinde bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyor, elini bazen başının altına koyuyor, bazen aşağı sarkıtıyordu. İç âlemi karmakarışıktı. Hâlâ o tartışmanın tesiri altındaydı.
“Tekin’leri niçin susturamadım?” diye kızdı kendi kendine. “Sorularını ağızlarına öyle bir tıkamalıydım ki! Gerçi beni dinlemeye de pek niyetli değildiler ya!.. İkisi iki yandan durmadan konuştular. Kantin kalabalık, her kafadan bir ses çıkıyor! Konuşamadık ki, âdeta bağrıştık! Olsun, yine de bir şeyler söyleyebilirdim!”

Daha fazla yatamadı. Âni bir hamleyle sedirden fırladı. Huzursuzluğu iyiden iyiye artmıştı. Pencereye doğru ilerledi. Dışarısını seyre koyuldu. Aklı hep o tartışmadaydı. Ne yapsa, unutamıyordu bir türlü.
Yine söylenmeye başladı:
“Ne olacak, kitap okuduğum yok ki! Elin oğlu gelir, bir soru sorar, çık işin içinden”

Odada birkaç tur attıktan sonra, somyanın köşesine ilişti. Sağ yumruğunu sol eli içine aldı. Olanca gücüyle sıktı, sıktı, sıktı... Sonra alnını titrek ellerine dayayıp uzun uzun düşündü. Günün yorgunluğu ve tartışmanın tesiriyle kafası hala zonkluyordu. Mutlaka bir çıkış yolu bulmalıydı.

Birden bir ümit ışığı belirdi içinde:

— Tamam! dedi, Arif Beye telefon açacağım! Bayramda ağabeyimi ziyarete gelmişti. Geç saatlere kadar sohbet etmişlerdi. Çok bilgili bir insan. Hem, karşısındakini dinlemeyi de biliyor. Tamam, tamam! Ona telefon açmalıyım!

Ağabeyinin odasına geçti. Özel rehberden Arif Beyin telefonunu buldu:

— Alo! Arif Beyle mi görüşüyorum?

— Evet efendim, buyurun.

— Arif ağabey! Ben Çetin. Hüseyin Beyin küçük kardeşi. Hani bayramda tanışmıştık.

— Tamam Çetin, hatırladım. Hayırdır inşallah!

— Fakültede bazı arkadaşlarla bir tartışmamız oldu da... Size bazı sorularım olacak. Bilmem telefonda mı arz etsem?

Arif Bey:

— Konu ne? diye sordu.

— Kader, diye cevap verdi Çetin.

Arif Bey candan bir sesle:

— Çetinciğim, dedi, Sorularını bilmiyorum ama, sanırım bu konuyu telefonda halledemeyiz. İstersen adresi vereyim bize gel.

— Hayır, hayır... Evde rahatsız etmek istemem. Eğer çarşıya çıkarsanız, bir pastanede buluşabiliriz.

Arif Bey:

— Pastaneye pek gitmem. Ama senin için gelirim. Zaten çarşıya inecektim. Yemeğimi yiyip çıkabilirim.

— Nasıl buluşalım?

— Sen söyle, Çetin.

— Dokuzda Lâle Pastanesi'ne gelebilir misiniz?

— İnşallah.

— Çok teşekkür ederim ağabey.


 
< Önceki   Sonraki >
Web Sitemiz Hakkında Düşünceleriniz.
 

Bir Söz

Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.

 

Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular

Kim, kendisine yapılan bir iyliğe karşı, bunu yapana: 'Hz. Allah sana hayırlı mukafat versin' derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur. Tirmizi, Birr 86

 

Bir Ayet

“Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma çünkü sen ağırlık ve azametinle neyeri yarabilirsin ,ne de dağlarla yücelik yarışına girebilirsin." İsra 37.

 

Kimler Sitede

Copyright © 2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional