Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
Sizden Gelenler
Bir Kader Sohbeti 5 | Bir Kader Sohbeti 5 |
| Pazartesi, 19 Mayıs 2008 | ||||||
Sayfa 2 Toplam: 4
Ruhta uzaktan uzağa görebildiğimiz bu gerçeği, bedende çok daha açık seyredebiliriz: Göz kapağımızla diz kapağımız aynı özellikte mi? Göğüs çatımızla kafatasımız, içlerinde aynı şeyleri mi saklıyorlar? Beyin hücresiyle tırnak hücresi aynı vazifeyi mi görüyorlar? Akciğerle karaciğeri nasıl bir tutabiliriz? O zaman, alyuvarlarla akyuvarları da eşitlememiz, gözümüzün akıyla karasını birbirlerine katmamız gerekmez mi? Organlar arasında eşitlik sağlamaya kalkarsak, ortada hiçbir şey kalmaz. Kalsa bile dövülmüş et gibi bir şey kalır ki, ona da neyin organı diyeceğiz?!.. Eşitliğin güzel olduğu bir tek saha var: Hukuk... Kanun karşısında herkesin eşit olması. Ama, çoğu insanımız bu mânâyı pek de hatırlamıyor. Ve eşitlik denilince dünya nimetlerinden aynı miktarda faydalanmayı anlıyor. Herkesin bir başka türlü imtihan edildiği bu dünya meydanında, böyle bir eşitliği ancak hayal âleminde yakalayabiliriz. Farklı imtihanların soruları da farklı olur. Çirkin sandığımız hadiselerin altında yatan derin hikmetleri ve gizli güzellikleri bu dünyada görmemiz mümkün değil. Onun için, eşitlik münakaşaları ve kader tartışmaları da kıyamete dek sürecek gibi görünüyor. ••• Çetin, yazıya tek kelimeyle hayran kalmıştı. Arif Bey: — Bir noktaya da kısaca değinip bu konuyu kapamak istiyorum, dedi. — ... — Eşitlik konusunda şöyle düşünmemiz gerekiyor: İnsanlar arasında mutlak eşitlik olsaydı; her şeyden önce, anne, baba ve evlat mefhumları kalır mıydı ortada?.. Ve yine böyle bir eşitlikte âmiri ve memuruyla, çiftçisi ve tüccarıyla, öğretmeni ve öğrencisiyle, işçisi ve işvereniyle bir bütün teşkil eden cemiyet hayatından artık söz edilebilir miydi? Elini Çetinin omzuna hafifçe vurdu: — Çetinciğim, dedi, biz varlık âlemindeki farklı tecellileri ibretle seyretmeli ve şu geçici dünya hayatında insanların değişik imtihana tâbi tutulmalarını da bu şuurla değerlendirmeliyiz... Hikmeti, ancak âhirette anlaşılabilecek bazı farklılıkları, hemen itirazla karşılamamalıyız!.. Ve devam etti: — Dünya bir imtihan salonu ve imtihanlar çeşitli.. Zengin ayrı imtihan oluyor, fakir ayrı... Zengin, kazancını meşru yolla elde edip etmemekten imtihan oluyor... Zekâttan, sadakadan imtihan oluyor... Şefkatten, merhametten imtihan oluyor... Fakir ise sabırdan, kıskançlıktan, hasetten ve en önemlisi kadere itiraz edip etmemekten imtihan oluyor. Biraz durakladı: — Başkalıklar hep hikmet dolu. Ama insan aklı bunu anlamaktan âciz. Şimşek çakıyorsa; bulutların yükleri aynı olmadığındandır; biri negatiftir, diğeri pozitif. Sonra şöyle sürdürdü konuşmasını |
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|