Nazar Boncuğu | Bid'at ve Batıl İnançlar |
| Salı, 27 Mayıs 2008 | |
|
Bid’at ve Batıl İnançlar Allah’ın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kıymetli genç kardeşlerim, bugün sohbetimizde çok önemli bir konuyu işleyeceğiz. Konumuz, dinimize sonradan giren, sanki dindenmiş gibi gözüken, bilmediğimiz ve dinimizin bir emri sandığımız bidat ve hurafeler ve batıl inançlardan bahsedeceğiz. Bu konu çok önemli bir konu dikkatle dinlemenizi özellikle rica ediyorum. Gelin şimdi bid'at nedir, ilk önce ona bir bakalım; Bid’at sünnetin zıddı olarak kullanılmaktadır ki, din koyucunun açık ya da dolaylı, sözlü ya da fiilî izni olmaksızın, dinde sahabeden sonra ortaya çıkan eksiltme ya da fazlalaştırmadır.[1][1] Peygamberimiz (s.a.s.)’in zamanında olmayan veya meşru telakki edilmeyen bir inanç, ibadet veya dinî anlayış ve davranış bid’at mefhumu içinde yer almaktadır. Herhangi bir hareket, âlet ve anlayışın dinî yönü olmadıkça, yani iman ve ibadet, sevap ve günah çerçevesine sokulmadıkça bid’atle alâkası yoktur. Hacca giderken, deveye değil de uçağa binmek veya herhangi teknolojik imkândan yararlanmak bid’at değildir.Çünkü bunun inanç, ibadet, sevap, günah mefhumu ile bir alâkası yoktur. Türbelere horoz ve mum adamak, ölünün başında mum yakmak bidattir.Çünkü bu bir inanca dayanmakta, bundan sevap umulmaktadır.Hâlbuki dinimizde böyle bir inanç, ibadet ve sevap yolu mevcut değildir. [2][2] Rasulullah (s.a.s.) şu hadis-i şerifte bid’at’ı izah etmektedir:
“Sonradan ortaya çıkan her şey bid’attir; her bid’at sapıklıktır ve her sapıklık da insanı cehenneme götürür.” [3][3] Böylesine sapıklık olan bid’atlardan sakınmanın yolu, Kur’an ve sünnetin yolundan gitmekle mümkündür. Bakınız bu konuyu kuran nasıl tarif ediyor bize; “ Gerçekten Kur’an, insanı en doğru yola iletir.” [4][4]
“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan sakının.” [5][5] Cabir b. Abdullah (r.a.)’ı n rivayetiyle Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur; “Bundan sonra (malumunuz olsun ki), sözün en hayırlısı, Allah’ın kitabıdır. İrşatların (yolun) en hayırlısı, Muhammed’in irşadı (yolu)dur. İşlerin en kötüsü, sonradan çıkarılandır. Her bid’at dalâlettir (sapıklıktır).” [6][6] Görüldüğü gibi Kur’an ve sünnet insanları doğru yola iletir. Bunların dışındaki yollar “sapıklıktır ve her sapıklık insanı cehenneme (ateşe) götürür.” Hurafeler ise, aslı esası olmayan, sadece uğur ve uğursuzluk inancından kaynaklanan gerçek dışı batıl inanışlardır. Batıl; sözlükte, haktan uzak olan, doğru olmayan, boş ve yanlış olan demektir. Mü’min kişi hakka uyar, doğru olan hususlara inanır. Kâfirler de Hakka uymaz, batıl, yani İslâm’a aykırı olan hurafelere inanır ve ona göre hareket eder. O zaman da batıl yol takip ettiğinden kendine yazık edenlerden olur. Hurafe ve batıl inanışlar nelerdir, bunları belirtelim; Tenasüh (Reenkarnasyon/Ruh Göçü) Yatır, Türbe ve Kabir Ziyareti Çeşitli Hurafeler, Cahili Âdet ve Düşünceler. Sonuç – Hizmetkar’ın Tavsiyesi
[1][1] Hüseyin K. Ece, İslâm’ın Temel Kavramları, s. 87 [2][2] Doç. Dr. Hayreddin Karaman, Helâller Haramlar, s. 147 [3][3] Nesâî, Iydeyn 22; Buhârî, İ’tisam 2; Müslim, Cuma 43-45; İbn Mâce, Mukaddime 7 [4][4] İsrâ: 17/9 [5][5] Haşr: 59/7 [6][6] Müslim, Cuma 43; Buhârî, Edeb 70; İbn Mâce, Mukaddime 7 |
| Sonraki > |
|---|