Muska | Nazar Boncuğu |
| Salı, 27 Mayıs 2008 | |
|
Nazar; sözlükte bakış, göz değmesi manasına gelmektedir. Göz değmesi veya nazar değmesi diye bilinen, mikrobik olmayan ve aniden çoğunlukla baş ağrısı şeklinde beliren manevi rahatsızlıkların varlığını, hemen hepimiz biliriz. “Nazar değdi, nazara geldi, nazara uğradı” gibi cümlelerle hep aynı rahatsızlıklar anlatılmak istenir. Tıp da bu tür rahatsızlıkları kabullenmekte ve insan özünden çıkan şuaların, dikkatle belki biraz da kıskançlıkla bakış esnasında yoğunluk kazanması ve bu yoğun ışınların karşı organizmanın atomlarının çalışma düzenine tesir icra etmesi şeklinde açıklanmaktadır. Rasulullah (s.a.s.) “Göz değmesi gerçektir (vaki’dir.” buyurmuşlardır. [1][8] Nazar değmesine karşı okuma suretiyle uygulanan tedavinin Hz. Peygamber (s.a.s.) ve ashabı tarafından yapıldığı ve müspet neticeler alındığı örnekleriyle sabittir. Bu tedavide daha çok Fatiha, İhlâs, Felak ve Nas sureleri ve Âyetü’l-kürsi’nin okunduğu da hadislerde yer alan bilgiler arasındadır. Bu açıklamalardan sonra, göz değmesine karşı güya tedbirmiş gibi halk arasında dolaşan birtakım hurafeler vardır. Kısaca bu hurafelere değinelim: Çocukların elbiselerine mavi nazar boncukları vs. takmak; evlere, binaların girişlerine, arabalara nazar boncuğu, at nalı, at kafası gibi şeyler koymak veya kurşun dökmek, bu ve benzeri şeylerin hepsi batıl inanışlardır. Müslüman’a yakışan, basit birer madde olan nazarlıkların koruyuculuğu zannına kapılmak değil; her şeyini borçlu olduğu Rabbine sığınmaktır. Şifayı verecek olanın ne ilaç, ne doktor, ne de okuma, ne hoca değil, bizzat Allah Teâlâ olduğunu hiç unutmamaktır. Allah korumayacak, şifa vermeyecek olduktan sonra dünya bir araya gelse ne çıkar? Bakınız kuran ne diyor bize[2][9] “ Eğer Allah sana bir zarar verirse, onu kendisinden başka giderecek yoktur ve eğer sana bir hayır verirse buna da mâni olacak yoktur. Şüphesiz O her şeye kadirdir ” [3][10] buyrulmaktadır. Hastalığı giderebileceği veya herhangi bir üzücü olaydan koruyabileceği inancı ile nazarlık ve benzeri şeyleri asmak da haramdır. Ukbe bin Amir (r.a.), Rasulullah (s.a.s.)’e on kişi ile geldiğini ve Allah Resulü’nün dokuzunun biatini kabul edip, birininkini kabul etmediğini rivayet eder. Bunun üzerine bulunanlar dediler ki: “Onda ne var ya Rasulullah?” Peygamber Efendimiz (s.a.s.) “Onun kolunda nazarlık vardır.” diye buyurdular. Adam kolundan nazarlığı çıkarıp attıktan sonra Peygamber Efendimiz (s.a.s.) onun biatini kabul ettiler. Bundan sonra da şöyle buyurdular: “Kim nazarlık takarsa müşrik olur.” Diğer bir hadiste de şöyle buyurur: “Nazarlık takanın hiçbir işini Allah tamamlamaz.” [4][11] Rabbimiz Allah Fatiha suresinde şöyle dememizi buyuruyor: “Ancak, Sana kulluk eder, ancak Senden yardım dileriz.” [5][12] Müslüman kişi, yardımı Allah’tan bekler, nazarlıktan değil. Zaten nazarlıktan fayda değil, zarar gelir. Dolayısıyla bu tür hurafe ve batıl inançlardan bir Müslüman olarak uzak durmalıyız. [1][8] Buhârî, Tıb 36; Müslim, Selâm 41-42; Ebû Dâvud, Tıb 15, 38, 79; Tirmizî, Tıb 19. [2][9] Prof. Dr. İsmail Lütfü Çakan, Hurâfeler ve Bâtıl İnanışlar s. 89-91 [3][10] Yunus, 10/107 [4][11] Bkz. Nesaî, Zinet 17; İbn Mâce, Tıb 39; Yusuf el-Kardavî, İslâm’da Helâl ve Haram, s. 252-253 [5][12] Fâtiha: 1/5 |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|