Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
İrfan Meclisinden |
| Kıssadan Hisse |
| Sizden Gelenler |
| Peygamberler Tarihi |
| Mektubat-ı Geylaniden |
| Dua |
| İslam İlmihali |
| Namaz Vakitleri |
| Mezheb - Mezhebler |
| Bid'at ve Batıl İnançlar |
| İrfan Meclisinden Damlalar 7 |
| Çarşamba, 28 Mayıs 2008 | |
|
İrfan Meclisinden Damlalar 7
Allahın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kıymetli genç kardeşlerim, bu akşamki sohbetimizde İbrahim Ethem hazretlerinin anlattığı şu hadiseyi paylaşacağım. Yüce rabbimiz cümlemizi bu veli kullarının şefaatine nail eylesin. ‘Bir gün bana birkaç kişi misafir geldi. Hallerinden onların ehlullahtan( yani yedilerden) olduğunu gördüm. Hemen bunu bir fırsat bilerek; ne olur bana biraz nasihat edin de, bende sizin gibi Allah’tan korkan ve günah işlemekten kaçan kullardan olayım, dedim, yedilerden olanların büyüklerindenmiş gelenler…dediler ki bana, ey İbrahim Ethem sana yedi nasihatimiz var deyip başladılar nasihat etmeye; 2- Çok yemek yiyenden hikmet bekleme, Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor, midenin üçte birini ekmeğe, üçte birini suya, üçte birini de havaya bırakın, hem vücudunuz sıhhatli olur hem de ibadetlerinizden lezzet alırsınız. 3- Her kim kötü ahlaklı insanlarla konuşması ülfeti muhabbeti fazla olursa, onda ibadet zevki olduğunu zannetme, neyi sever isen imanın odur. 4- Herkim dünya malını çok severse, onun akıbetinin hayır olacağını bekleme. 5- Her kim dini bilgilerden cahil olursa, onda gönül diriliği ümide etme. 6- Her kim haksızlarla arkadaşlık ederse, o insanda din doğruluğu olacağını bekleme. 7- Her kim aklı ermeyip kötü insanları kendinden hoşnut etmeye gayret ediyorsa, o insanda Allah cc rızasının meydana geleceğini zannetme. Kıymetli kardeşlerim, yüce rabbimiz bizleri çok seviyor bakınız dostları vasıtası ile bizlere nasihat ettiriyor.Bizim doğru olmamızı istiyor bu tembihatları iyice dinleyip hayatımıza tatbik edelim. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
|
Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister. |
|
Esmâ-i İlâhiyeden: KAYYÛM "Bu kâinatın Hâlik-ı Zülce-lâli Kayyûm'dur. Yani bizatihi kâimdir, dâimdir, bakîdir. Bütün eşya onunla kâimdir, devam eder ve vücudda kalır, beka bulur. Bu kâinatın Haşmetli Yaratıcısı kendiliğindendir. Yani bir başkasına dayanmıyor. Varlığı devamlıdır ve bakîdir. Bütün varlıklar Onunla ayakta duruyor, Onunla varlığı devam ediyor, Onunla varlık âleminde kalabiliyor ve daimî oluyor. |
|
Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur. Müslim, 1002 |
|
“Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma çünkü sen ağırlık ve azametinle neyeri yarabilirsin ,ne de dağlarla yücelik yarışına girebilirsin." İsra 37. |