Anasayfa
ABDULKADİR GEYLANİ (K.S.) HAZRETLERİNİN GÖNÜL SOFRASINDAN (4)
Çarşamba, 18 Haziran 2008

ABDULKADİR GEYLANİ (K.S.) HAZRETLERİNİN GÖNÜL SOFRASINDAN (4)

Allahın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.

Kıymetli genç kardeşlerim;  yaradılış gayesini zaman zaman unutan insanoğlu peygamberlerle ve onları destekleyen kitaplarla uyarılmıştır. Azgınlaşan insanlık, tekrar rahmani bir terbiye ile ıslah edilmeye çalışılmıştır. Son peygamber Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimize yüce Allah tarafından kendisine verilen kuranı kerim ile insanlığa Hazreti Adem (a.s.) la başlayan ilahi emirler zincirinin son ve tamamlayan halkasını getirmiş ve kurtuluş reçetesini sunmuştur.

Değerli genç kardeşlerim; insanın kalbi zaman zaman katılaşmaktadır. Yüce rabbimiz bu konuyu bakara suresinde bakınız nasıl beyan ediyor;
’Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, şimdi onlar taşlar gibi hatta daha duygusuz. Zira taşların öylesi var ki, içinden nehirler kaynıyor; öylesi var ki, çatlayıp bağrından sular fışkırıyor ve öylesi var ki, Allah’ın korkusundan yerlerde yuvarlanıyor ve sizin neler yaptıklarınızdan Allah gafil değildir.’.(bakara suresi,ayet74)

İşte değerli kardeşlerim, bu katılaşan kalplerdeki iman ateşini tekrar alevlendirebilecek en etkili ve mükemmel yol peygamberi düstur olan nasihat ve iyi örnek olma yoludur. İşte bu akşam, biz de irfan meclisinde Efendimiz (s.a.v.) nur neslinden olan ve o bahçeyi Muhammediyenin (s.a.v.) in güllerinden olan Sultanımız Seyyid Abdulkadir Geylani(k.s.) hazretlerinin bizlere nasihatlerine kulak vereceğiz. O kaynayan pınardan kana kana içeceğiz ve o parlayan peygamberi nurdan gönül ve dünya alemimizi aydınlatacağız. Ayrıca o Muhammed’i(s.a.v.) bahçenin güllerinden doyasıya koklayacağız. Rabbim bizleri istifade edenlerden eylesin. Âmin.

Abdulkadir Geylani (k.s.)  şöyle buyuruyor;

Evlatlarım;

‘Dünya bir çarşıdır, bir Pazar yeridir. Çok yakın bir zamanda kapanır. Halkı görme kapılarını kapatın. Hakkı görme kapılarını açınız. Allah’tan daima hayırlı olanı isteyiniz. Nefislerinizi dünya ile kalplerinizi ahiret ile sırlarınızı Mevla ile beraber yapınız. Zira sen ne istediğini biliyorsun.’

Kıymetli kardeşlerim; sultanımız burada bu dünyanın bir imtihan yeri olduğunu, bir Pazar yeri misali ile ne kadar güzel anlatıyor ve ahiretteki güzelliklerin burada kazanılacağını, yani cennetin de cehennemin de buradaki yapmış olduğumuz ameller ile belirleneceğini, ahirette kar mı yaksa zarar mı edeceğimizin neticesinin, buradaki çalışmalarımız, yani amellerimiz neticesinde olacağını bize bildiriyor.Ayrıca bu Pazar yeri kapanacak artık ticaret yapılmayacak yani ömrünüz sona erecek, ömrünüz sona ermeden bütün hazırlığınızı yapınız, zira sizi çok uzun çok meşakkatli inceden inceye hesapların yapıldığı ve en önemlisi asla geriye dönemeyeceğin bir ahiret yolculuğu var, bu yolculuğa hazır ol!, diyor, sultanımız. Ayrıca yaptığınız bütün amellerde, yüce Allah’ın rızasını gözetiniz, amellerinizi onun rızası için yapınız, zira riyakâr olursunuz ve amelleriniz Allah korusun boşa gider diye bizi uyarıyor.

Evlatlarım;

‘Allah dostları peygamberlerin varislaridir. Onlar size ne emrederlerse kabul ediniz.Onlar size Allah ve resulünün emrettiklerini emrederler. Yasakladıklarını da yasaklarlar. Onlar Allah‘ın cc. konuşturması ile konuşurlar onlar kendi menfaatleri ve nefisleri doğrultusunda asla hareket etmezler. Onlar nefislerinin dediğini değil, dinin emirlerine göre hareket ederler. Onlar sözleriyle ve davranışlarıyla Rasulullah s.a.v. uymuşlardır. Zira onlar şu ayeti celileyi çok iyi bililer ve düstur edinirler.

‘Peygamber size ne verirse onu alın , sizi neden  sakındırırsa ondanda kaçınınız’.(Haşr Suresi, Ayet 7)

Onlar ki, o veli zatlar ki, Allah resulüne tabi oldular. O yüce resulde onları kendisini peygamber olarak gönderen yüce Allah’a cc. götürdü, onlar ki Allah resulü s.a. v. yaklaştılar, o yüce resulde onları âlemlerin rabbi olan Allah’a cc. yaklaştırdı. Ve kendilerine ünvanlar verdi, hilatler giydirdi ve onları halkın başına emirler seçti.

Evlatlarım;

‘Rabbinize teslim olun. Onun dünya ve ahiretteki düzenlemelerine rıza gösterin. Evlatlarım günlerin birinde bir belaya, bir imtihana maruz kalmıştım. Allah’tan cc. beni bu imtihandan başarıyla  kurtarmasını istedim. Oysaki cenabı hak cc. bana bu musibetin üstüne bir musibet daha verdi. Ben ise bu durumu hayretle karşıladım. Ben bu şaşkınlık içerisinde iken biri bana şöyle söyledi; bu işin başlangıcında bize halinin teslimiyet olduğunu söylememiş miydin?’ Bu sesi işitince edebimi takınıp sustum kaldım.’

Evlatlarım;

‘Sevginizde samimi olunuz bir taraftan Allah’ı sevdiğini söylerken diğer taraftan başkalarını seviyorsunuz. Allah’ı cc. seven insan berrak ve duru olur, başkalarını seven ise bulanık ve kirli olur. Sen başkalarını sevmek sureti ile bu saflığı ve berraklığı bulandırır kirletirsen; sen de bulanır kirlenirsin. İbrahim a.s. ile Yakup a.s. ‘a yapılan aynen sanada yapılır. Hazreti İbrahim a.s.  kalbi oğlu hazreti İsmail a.s. ma hazreti Yakup’un (a.s.) kalbide oğlu hazreti Yusuf’a (a.s.) meyledince Hazreti Allah cc. her ikisini de oğulları ile imtihana tabi tuttu.

Vaktiyle hazreti Peygamber (s.a.v.) in kızı hazreti Fatıma’nın çocukları hazreti Hasan’la Hazreti Hüseyin’e kalbi meyli çoğalınca Cebrail a.s. ona gelir der ki;
- Ey Allahın  resulü ( s.a.v.) ; onları çok mu seviyorsun?.
- Evet, ey Cebrail onlar benim reyhanatımdır çok seviyorum onları.
- Ey Allahın resulü (s.a.v.) ; onların biri zehirlenecek bir nigeride şehit edilecek.
Bu olaydan sonra Hazreti Peygamber s.a.v. her ikisininde sevgisini kalbinden çıkardı ve kalbini tamamen Allah cc sevgisi için boşalttı. Onun iki torununa olan sevgisi de hüzüne dönüştü.

Evlatlarım ;

‘Allah cc. peygamberlerinin, velilerinin ve Salih kullarının kalplerini başkalarından kıskanır, Allah cc bu kullarının kalplerinde kendisinden başkasına yer verilmesine istemez.

Ey iki yüzlülükle dünyaya talip olan kişi!, avucunun içini açta bir bak , orada hiçbir şey göremiyeceksin.

Ey dünya şarabı, şehevi arzuları ve heves atı ile sarhoş olanlar, çok yakında mezarınızda ayıkacaksınız ! ama iş işten çoktan geçmiş olacak.’

Kıymetli genç kardeşlerim, burada sohbetimize son verir iken hepinizi Allah’a, Rasullulah’a ve evliyaullaha emanet ediyorum.Başka bir irfan meclisinde buluşmak ümidi ile vesselam.

Hizmetkar

 
< Önceki   Sonraki >

 
Web Sitemiz Hakkında Düşünceleriniz.
 

Bir Söz

Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.

 

Esma-ı İlahiyeden

Esmâ-ı llâhiyeden: KERÎM

Kelime olarak, kerem sıfatı­na sahip olan; şerefli ve izzetli; cömert ve ikram sahibi gibi anlamlara gelir. Cenâb-ı Hakkın ismi olarak şöyle tarif edilebilir: "Keremi ve bağışı bol olan, cömertliği daimî o-lan, bir karşılık gözetmeden inâyetiyle dilediği her varlığa ihsan eden Allah."

Allah'ın bütün varlıklara yap­tığı sonsuz ikramlar herkes tarafından bilinir. Su ve hava gibi çeşit çeşit nimetlerinden bütün canlıları faydalandıran Allah, bu ikramlarını karşılık­sız olarak yapmakta, böylece kereminin sayısız örneklerini göstermektedir.

 

Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular

Kim davet edildiği halde icabet etmezse, Allah ve Resulüne isyan etmiş olur. Kim de, davetsiz olarak bir sofrada oturursa hırsız olarak girer. Yağmacı olarak çıkar. Buhari, Nikah 71 - Müslim, Nikah 103

 

Bir Ayet

“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme .Zira Allah ,kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez .” Lokman 18.

 

Kimler Sitede

2008 İrfan Meclisi.Com Tasavvuf Noktanız.  Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional