Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
Sizden Gelenler
Anadolu'da İlk Cuma Namazı Kılınan Cami | Anadolu'da İlk Cuma Namazı Kılınan Cami |
| Perşembe, 24 Temmuz 2008 | |
|
Anadolu'da İlk Cuma Namazı Kılınan CamiAnadolu'da İslamlaşma süreciyle birlikte ilk Cuma namazının kılındığı Divriği Kale Camii yeniden ibadete açıldı. Cuma namazının beldelerin İslamlaşma alametine dair sembolik anlamı itibariyle Kale Camii Anadolu'daki en önemli İslam eserleri arasında gösterilmekteydi.
Tarihi kaynaklardaki bilgilere göre 1180-1181 yollarında Mengücekler tarafından inşa edilen Kale Camii uzun yıllardan beri bakımsız bir halde ibadete kapalıydı. Camide geçtiğimiz yıl başlatılan restorasyon çalışmaları sona erdi ve Anadolu'da ilk Cuma namazının kılındığı mabet 300 yıllık bir aradan sonra tekrar ibadete açıldı. Selçuklu mimarisinden izler taşıyan Kale Camiinin kapısı da tezyinatıyla Anadolu'daki ilk ‘taç kapı' olma özelliğini taşıyor. Divriği Kalesi mevkiinde bulunan cami yine kaynaklarda verilen bilgilere göre Şahin Şah Emir İshak tarafından yaptırıldı. Hz. Pegamber'in İlk Cuma Namazı Kur'ân'da ehemmiyetine vurgu yapılan Cuma namazı Hz. Peyagamber tarafından ilk olarak Medine'ye hicret esnasında Ranuna Vadisinde kıldırıldı. Hicret sırasında Kuba'daki 14 günlük konaklamanın ardından Medine'ye hareket edildi. Hz. Peygamber ve beraberindekiler Cuma günü Ranuna Vadisine eriştiklerinde Efendimiz devesinden inerek burada İslam iktidarının bir alameti olarak Cuma namazını ilk defa kıldırdı ve şu hutbeyi okudu: "Ey insanlar! Ölmeden önce tevbe edin; fırsat elde iken salih ameller işlemeye bakın! Gizli-açık bolca sadaka vermek ve Allah'ı çok çok zikretmekle Rabbinizle aranızı düzeltin! Böyle yaparsanız, rızıklandırılır, yardım görür ve kaçırmış olduğunuz şeyleri elde edersiniz. Biliniz ki Allah, bu yılınızın bu ayında, bu yerde size kıyamete kadar «cuma namazı»nı farz kılmıştır. Adil olsun-olmasın, başında bir imam varken benim sağlığımda veya benden sonra her kim hafife alarak veya inkar ederek bu namazı bırakırsa, onun iki yakası bir araya gelmesin! Ve Allah, onun işlerini başarıya ulaştırmasın! O kimsenin başka namazı yoktur; tevbe edenler müstesna... Çünkü kim tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder." (İbn-i Mace, İkame, 78) "Ey insanlar! Sağlığınızda ahiretiniz için hazırlık yapınız! Muhakkak her biriniz ölecek ve sürüsünü çobansız bırakacaktır. Sonra Allah, ona tercümansız ve vasıtasız olarak diyecek ki: «Benim Rasûlum gelip de size emirlerimi bildirmedi mi? Ben sana mal-mülk verdim, pek çok iyiliklerde, ihsanlarda bulundum; sen kendin için ne getirdin?» Bu sual ile karşılaşan herkes, sağa-sola bakacak bir şey göremeyecek, önüne baktığı zaman cehennemi görecek... O halde uyanınız! Kim yarım hurma ile dahi ateşten korunmaya muktedirse, onu yapsın! Kim ki o yarım hurmayı bulamazsa, bari tatlı bir söz söyleyerek iyilik etmeye çalışsın! Çünkü bir iyiliğe on mislinden yedi yüz misline kadar sevap verilir. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun!" (İbn-i Hişam, I, 118-119, Beyhakî, Delail, II, 524) (Kaynak: Sonpeygamber.info) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|