Kuranı Kerim Mealleri |
| Sure İsimlerinin Manaları |
| Kur'an-ı Kerim Hakkında |
| Kur'an-ı Kerim Dinle |
| Özel Röportaj (3) |
| Salı, 26 Ağustos 2008 | |
|
Özel Röportaj (3)
Allahın Selamı İle Başlıyoruz Esselamun Aleykum. Yeniden merhaba! Değerli irfan meclisi.com dostları, yüce Allah’a hamd olsun ki, yine beraberiz. Bu programımızda yine sizlere faydalı olmaya çalışacağız. Bu akşam yine muhterem hizmetkâr hoca efendi’ ye sizler için sorular sorup bilgiler alacağız. İstifade etmemiz ümidi ile. İrfan meclisi Mehmet kılıç;
Muhterem efendim! Programımıza hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Hizmetkâr hoca efendi; Hoş bulduk, sevgili Mehmet bey kardeşim. İrfan meclisi; Mehmet kılıç ; Muhterem efendim; vakit kaybetmeden sorumuza gecelim, kardeşlerimiz sabırsızlıkla bizi bekliyorlar. Hizmetkâr hoca efendi; Tabii ki buyurun. İrfan meclisi; Mehmet kılıç ; Muhterem efendim; islamda bir erkeğin hanımı üzerindeki hakları nelerdir? Bize anlatır mısınız? Hizmetkâr hoca efendi; Kıymetli kardeşlerim, bu mesele çok önemli ve mühim bir mesele içerisinde bulunduğumuz şu ahir zamanda, mutlaka evli ve evlenecek genç kardeşlerimizin bunları mutlaka bilmesi, öğrenmesi gereklidir. Zira, islama göre bir hayat yaşamak istiyorsak, bunları bilmemiz mecburidir. Şimdi etrafımıza bir bakalım, evlilikler kaç gün sürüyor veya kaç hafta çiftler evliliklerini devam ettirebiliyorlar. Bir bakmışız, bu gün evlenmişler, bir ay sonra çoktan ayrılmışlar. Oysa islamın bize emri bu değil!. Efendimiz s.a.v. şöyle buyuruyor; “Ümmü Seleme (r.a) anlatıyor: "Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki; Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor; "Ey Allah'ın Resulü! Dendi, hangi kadın daha hayırlıdır?" Efendimiz s.a.v. buyurdular ki; "Kocası bakınca onun yüzüne huzur bulan evinden ayrılınca da onun iffetini namusunu ve alını koruyandır". (Kutubu sidde) Sevgili Mehmet Bey kardeşim, huzurlu bir yuvanın ihtisası ve devamı için erkek kadının her iki tarafın sabırlı ve vefakâr olmaları gerekmektedir. Birbirlerinin daima güzel taraflarını görmeli ve o şekilde sevmelidir. Mesela, evin beyi işten gelmiş, tabiki yorgun ve stresli, evin hanımı onu güler yüz ve tatlı dille karşılamalı. Onun o yorgunluğunu bir nebze olsun hafifletmiş olur. Evin erkeği de, gelir gelmez bağırıp çağırmamalı, hanımının da akşama kadar evde olduğunu, onunda sıkılabileceğini unutmamalı ve şöyle bir hal hatır sormalıdır. Gelir gelmez, hani yemek! diye bağırmamalıdır. Karşıklı sevgi saygı kuralları içerisinde hayatımızı idame ettirmek zorundayız. Bakınız bu konuyu şu hadisimiz nasıl özetliyor; - Ebu'l-Verd ibnu Sümâme anlatıyor; "Hz. Ali (r.a.) İbnu Ağyed'e dedi ki: "Evet, bahsedin!" dedim. Bunun üzerine: "Fâtıma (r.a.) değirmen çevirirdi, elinde yaralar meydana gelirdi. Kırba ile su taşırdı. Bu da boynunda yaralar açtı. Evi süpürüyordu. Üstü başı toz-toprak oldu. (Bu sıralarda) Resûlullah'a bir kısım köleler getirilmişti. "Babana kadar gidip bir köle istesen!" dedim. Gitti. (s.a.v.) in yanında bazılarının konuşmakta olduklarını gördü ve geri döndü. Ertesi gün Rasulullah Fâtıma'ya gelerek: "Kızım ihtiyacın ne idi?" diye sordu. "Ben anlatayım Ey Allah'ın Resulü" dedim ve açıkladım.
Fâtıma (r.a.): "Allah'dan ve Allah'ın Resulünden razıyım" dedi. Rasulullah ona hizmetçi vermedi.". İşte Mehmet Bey kardeşim, ölçü bu, Allah cc. bütün hanım kardeşlerimize bu güzellikleri nasıp etsin. Her insanın her istediğini alma gücü yok. İmkânlar sınırlı onun için hanım kardeşlerimiz evde işlerini zulmetmemeli ve mevut hallerine hamd etmelidir ki Saliha hatunlardan olabilsinler. Amr İbnu'l-Ahvas (r.a.) anlatıyor; Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki; "Kadınlara karşı güzel davranın. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerlerse, yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir. İstemediklerinizi evlerinize almamalarıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır." Sevgili Mehmet Bey kardeşim; hadisi şerifimizi biraz açıklarsak, 1- Bu hadis karı-koca arasındaki karşılıklı hak ve vazifeleri tespitte temel kaynaklardan biridir. Rasulullah (s.a.v.)'ın veda hutbesinden bir parçadır. Tirmizî'deki aslı çok daha uzundur. Burada şunu hatırlatmamızda fayda var; Bu hadis, İslam'ın insanlık tarihinde icra ettiği büyük inkılâplardan birine temas etmektedir: 2- Hadisteki istîsa vasiyet kabul etmek manasına gelir. 3- Hadisin bir başka manası da şu şekilde anlaşılmalıdır.: "Siz kadınlar hakkında, bu hayırhahlık dışında başka bir davranışa yetkili değilsiniz, onlara kötü davranma hakkına sahip değilsiniz, yeter ki çirkin bir iş yapmasınlar..." Şu halde onlara kötü davranma hakkı, onların "çirkin iş" yapmalarıyla doğuyor. Çirkin bir iş yapmadıkları müddetçe erkek kötü davranma hakkına sahip değildir. Kötü davranırsa hakkı olmayan bir iş, yani zulüm yapmış olur. Bunun Allah katında mesuliyeti vardır. 4- Yatakta yalnız bırakmayı, İbnu Abbas (r.a.)"yatakta sırtını dönüp konuşmamaktır" diye tefsir etmiştir. Ancak "Bir başka yatağa geçmek" diye tefsir eden de olmuştur. İrfan meclisi; Mehmet kılıç; Muhterem efendim, burada programımızın sonuna geldik, inşallah başka bir programda islamda kadının erkeği üzerinde ki haklarından bahsetmenizi rica edeceğim. Ayrıca Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.Son mesajlarınızı almak istiyorum. Hizmetkâr hoca efendi; Sevgili kardeşim Mehmet Bey, Allah cc. hizmetlerinizi daim etsin. Allah cc. ve resulünün hoşnut olduğu hizmetler arasına ilhak eylesin. İrfan Meclisi Mehmet Kılıç;
Mehmet kılıç 26 08 2008 salı |
| Sonraki > |
|---|