Evlatlarım,
Cenabı-ı Hakkın aziz kıldığı ve birçok ilahî nimetlere erme şerefine nail eylediği kimse...
Bilesin ki... - "Allah-hu Teâlâ, dilediğine hidayet eder ve onu nuruna ulaştırır" (24/35) Yukarıdaki cümle bir Ayet-i Kerime mealidir. Bir f eyz kaynağıdır. O ferz bu-lutuflarmdan; şahud şimşekleri çaktığı zamanı düşün... Neler olacağım tahmin eyle ve : - "Allah rahmetini dilediğine tahsis eder." (3/74) Mealindeki yüce kelamın yapacağı inayet sayesinde, vuslat rüzgârlanın daima basında döndüğünü de düşün... Anlamaya çalış... Ve neler olabileceğini anlatacağız, dinle...
İşte o zaman; kalb sahasında üns reyhanları kokmaya başlar... Ve o reyhanlar; bir cennet bahçedeki gibi, boylandıkça boylanır ve etrafa kokular saçmaya başlar... Ve o bahçede :
Allahın Selamı Hidayete Tabi Olanların Üzerine Olsun.
Pek muhterem ve kıymetli genç kardeşlerim, yüce rabbimize hamd ediyor, sevgili Peygamberimize sonsuz salât ve selam olsun, diyerek bu akşamki irfan meclisinden damlalar konu sohbetimize başlıyoruz.Yüce rabbim hepimizin üzerinden feyiz ve bereketini eksik etmesin. amiin. Bu akşam ki sohbetimizde namazda tadili erkândan bahsedeceğiz. inş.
Allahın Selamı Hidayete Tabi Olanların Üzerine Olsun.
Muhterem genç kardeşlerim: Allah telalaya sonsuz hamd ve senalar olsun ve iki cihan güneşi sevgili peygamberimiz hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) e sonsuz salât ve selam olsun ki, bizleri yine irfan meclisinde buluşturdu. Allah’a ne kadar hamd etsek azdır.Zira bu irfan meclislerinin sevgili peygamberimiz (s.a.v.) cennet bahçesi oldugunu bildiriyor, yüce rabbimiz bizleri bu cennet bahçesinden layıkıyla istifade edenlerden eylesin, ayrıca bu cennet bahçesinden bizleri ayırmasın, hepimizi bu cennet bahçesinde bir gül eylesin âmin.
Allahın Selamı Hidayete Tabi Olanların Üzerine Olsun.
İstersen gel bir beş dakika ölümü düşünelim… Ama senin ölümünü nasıl mı? Şöyle:
Düşün ki hiç hesapta olmayan, hep ertelediğin, ölüm; sana genç yaşta geldi… Eve haber saldılar; çocuğunuz hakkın rahmetine kavuştu… Aldılar seni sana özel tek kişilik odaya ağırladılar… Morgdasın… Buz gibi bir mekân… Birazdan sevdiklerin başına üşüşüp ağlayacaklar…
Sedirin üzerinde bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyor, elini bazen başının altına koyuyor, bazen aşağı sarkıtıyordu. İç âlemi karmakarışıktı. Hâlâ o tartışmanın tesiri altındaydı. “Tekin’leri niçin susturamadım?” diye kızdı kendi kendine. “Sorularını ağızlarına öyle bir tıkamalıydım ki! Gerçi beni dinlemeye de pek niyetli değildiler ya!.. İkisi iki yandan durmadan konuştular. Kantin kalabalık, her kafadan bir ses çıkıyor! Konuşamadık ki, âdeta bağrıştık! Olsun, yine de bir şeyler söyleyebilirdim!”
Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.
Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular
Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur. Müslim, 1002
Bir Ayet
‘Rabbinizden size erişecek bir bağışlanmayı ve cenneti kazanmak için yarışın ki, o cennetin genişliği gökler ve yer kadardır ve takva sahipleri için hazırlanmıştır.O takva sahipleri, bollukta ve darlıkta bağışta bulunanlar, öfkelerini yutanlar ve insanların kusurlarını affedenlerdir. Allah da iyilik yapanları sever. Onlar çirkin bir günah işledikleri veya herhangi bir günaha girerek kendilerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlarlar ve günahlarını bağışlaması için ; Ona niyazda bulunurlar.’ (Âl-i Imran Sûresi, j 134-135)