
Bayezid-i Bistami gençlik yıllarında, nefsini terbiye etmek için ıssız yerlerde, dergahlarda ve sahra köşelerinde gözyaşı dökerek ibadet ederdi. Bir gün, tıpkı senin diz çökmüş, başını semaya kaldırmış ve hıçkırıklarla ağlayarak münacat ediyordu. O kadar içten ağlıyordu ki, etrafındaki kuşlar bile kanat çırpmayı bırakıp onun feryadına eşlik eder gibi yere inmişlerdi.
O sırada kalbine gaybdan bir nida geldi:
"Ey Bayezid! Ambarlar dolusu ibadetin olsa, gökleri dolduracak kadar tesbihin olsa, bunlar bizim katımızda bir şey ifade etmez. Biz bunlara muhtaç değiliz."

Özet
İslam hukukunda alışveriş (bey‘), muamelât alanının en temel sözleşme türlerinden biri olup ekonomik hayatın düzenlenmesinde merkezi bir konuma sahiptir. Kur’an ve Sünnet tarafından meşru kabul edilen alışveriş, tarafların karşılıklı rızasına dayalı bir mülkiyet devri olarak tanımlanmıştır. Klasik fıkıh literatüründe bey‘ akdi; rükünleri, şartları ve geçerlilik unsurları bakımından ayrıntılı şekilde sistemleştirilmiştir. Özellikle ribâ, garar ve hile yasağı gibi düzenlemeler, ekonomik ilişkilerde adalet ve güvenliği sağlamayı hedeflemektedir. Bu çalışmada İslam hukukunda alışveriş akdinin kavramsal çerçevesi, mezhepler arası yaklaşım farklılıkları ve sosyo-ekonomik amaçları ele alınacaktır.
Anahtar Kelimeler: Bey‘, Muamelât, Ribâ, Garar, İslam Ekonomisi


KONU SADECE AÇLIK MI?
Allahu Teala hikmeti gereği bazı günler bazı günlerden, bazı ayları da diğer aylardan üstün kılmıştır. İnsanlar arasında üstünlük takva ile olduğu gibi mekanların, zamanların üstün kılınması da Allah’ın emri iledir. İşte bu üstün zaman diliminin başında da Ramazan ayı gelmektedir. Kur’an-ı Kerimde bu hakikat şöyle dile getirilmiştir:
“Orucun farz kılındığı ramazan ayı, insanlara hidâyet rehberi olup onlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayırıcı en açık delilleri ihtiva eden Kur’an’ın indirildiği aydır. İşte bu sebeple içinizden ramazan ayına erişen orucunu tutsun.” (Bakara,185.)
Görüldüğü üzere Ramazan ayının üstün olma sebeplerinden biri de Kur’an-ı Kerim’in indirilmesidir. Çünkü Kur’an alemlerin Rabbinden gelen bir öğüt, Resulünden bize aktarılan kıymetli bir mektuptur. Onunla ferahlarız, onunla doğru yolu buluruz. Rabbimizi ve dönüşümüzün kime olacağını bize Kur’an haber verir. Yaralı yüreğimize o merhem olur, isyandan ve günahtan kararan kalplerimizin devası ondadır. Bizim manevi doktorumuz, önderimiz, rehberimiz bizzat Kur’an’dır. O halde bu üstün ayda yapmamız gereken yegâne iş, tutmamız gereken en mühim yol Kur’an-ı Kerim’e hicrettir.

Rahman ve Rahim olan yüce Allah cc adıyla.
Hamd alemleri yoktan var eden Hazreti Allah cc ’a, salat ve selam resullerin en mükemmeli peygamberlerin en eftali Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa ( s.a.v.) ’e selam O’nun aline, ashabına, ahbabına, ve tüm Muhammedî davaya sevdalanmış ümmetine..
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim,
Bu sohbetimizde Sultanımız Seyyid Abdulkadir Geylani (ks) efendimizin nasihatleriyle yolumuzu aydınlatacağız. Rabbimiz istifade edenlerden eylesin. Amin.