Allah’ın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.
Pek aziz ve muhterem genç kardeşlerim ; Yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalarolsun. Onun habibi Sevgili Peygamberimiz(S.A.V) e sonsuzsalat ve selam olsun. Bu pazar gününde şu yeşilliklerin arasında Rabbimiz bizleri bu güzel mekanda bir araya getirdi; şu güzelliğe bir bakın hele! Her tarafyemyeşil bir taraftan şu akan suya bir bakın,şu öten kuşlara bir bakın işte bu güzelliklerin hepsi bizler için yaratılmış Rabbimize ne kadar hamd etsek şükretsek azdır. İnşallahbugün gözümüzü , gönlümüzü ve ruhumuzu dinlendireceğiz.Bu güzelliklerinbize Rabbimizi hatırlatan birer ayet olması hasebi ile MURAKABENİN doruk noktasına erişmiş olacağız. Zira;TEFEKKÜR eden bir mürid, bu güzelliklerin içerisinde rabıtanın zirvesine ulaşır, artık talep edenin, hikmet nazarı ile bakması: Sadır alemini perdeleyengaflet perdelerini bir bir yırtacaktır.Artık onun gönül dünyası,bir başka aydınlanacaktır.Bu güzel pazar gününde, istirahat saatlerini Abdulkadir Geylani (k.s.) hazretlerinin irfan meclisine ayıran genç kardeşlerim, unutmayınız ki; burada olanlarınızbu meclistenniyetleri ölçüsünde nasipleneceklerdir; ziraSultan-ı Kibriya (s.a.v.) buyuruyor ki ; “Ameller niyetlere göredir”. Hüsn-ü niyet sahibi olanlar kazançlı, diğerleri ise binasip kalacaklardır.
Allah’ın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.
Pek muhterem ve kıymetli genç kardeşlerim; yüce rabbimize sonsuz hamdu senalar olsun ki, bizleri bu yılda üç aylara eriştirdi.Hersaniyenin bizim için feyiz, bereketve kurtuluş olduğu günler olan, üç aylara eriştik. Yüce rabbimizbizleri recep ayına ve regaip kandiline ulaştırdığı gibi, şaban ve ramazan ayına ulaştırsın. Amin
Kıymetli kardeşlerimbu ayları ve bu günleribize sunulmuş bir ikram, bir ihsan, bir kurtuluş vesilesi olarak bilelim ve bu ayları çok iyi değerlendirelim,bir saniyesinin bile gaflet ile geçmesine asla izin vermeyelim.
Allah’ın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim;
Hepiniz irfan meclisine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Yüce rabbimiz bizleri bu mecliste beraber ettiği gibi, yarın kıyamette, arşın altında, efendimizin, livahut hamd sancağı altında buluştursun. Hepimizibu şerefe nail etsin. Yüce rabbimize ne kadarhamd ve sena etsek azdır. Zira sultanı resulün,cennet bahçesidiye tarif ettiği bir irfan meclisinde bizleri beraber etti. Bu şereflerin en büyüğüdür. Yüce rabbim hepimizi bu yolda yürürkencanımızı alsın ve bu yolda ayağımızı ve kalbimizi sabit tutsun, kaydırmasın, Amin. Kıymetli kardeşlerim bu haftaki sohbetimizdeEbu Hüreyre (r.a.) hazretlerinden gelen bir hadisi şerifisizlerle paylaşacağım.inşallah.
Eğer takva ve amel-i salih ile Halikını razı etti isen, halkın rızasını tahsile lüzum yoktur, o kafidir.
Eğer halk da Allah’ın hesabına rıza ve muhabbet gösterirlerse iyidir. Şayet onlarınki dünya hesabına olursa kıymeti yoktur. Çünki onlarda senin gibi aciz kullardır. Maahaza ikinci şıkkı takip etmekte şirk-i hafi olduğu gibi, tahsili de mümkün değildir.
“Evet, bir maslahat için sultana müracaat eden adam, sultanı irza etmiş ise, o iş görülür. Etmemiş ise halkın iltimasıyla çok zahmet olur. Ma’mafih yine sultanın izni lazımdır. İzni de rızasına mütevakkıftır……”
Allahın selamı hidayete tabi olanların üzerine olsun.
Pek aziz ve muhterem genç kardeşlerim.
Bu haftaki ikindi sohbetimize hepiniz hoş geldiniz. Yüce rabbimiz bizleri bu mecliste buluşturduğugibi yarın ahirette de sevdiklerinin bulunduğu o seçkin mecliste bizleri de buluştursun, onlarla bizi beraber kılsın. Ve bu sohbetimizden sahabenin (r a) ın, Sultanı Resulün (s.a.v.) sohbetinden aldıkları feyiz ve bereketi bizlere de ihsan etsin. Amin
Kıymetlikardeşlerim bugünkü sohbetimizdeLokman (s.a.) ın tavsiyelerine deyineceğiz.
Lokman (a.s.) buyuruyor ki, dört bin nebinin hayatını okudum, araştırdım, onlardan
şu sekiz tavsiyeyi öğrendim.
Birinci tavsiye; namazda kalbinizi muhafaza edin. Sakın gaflet ile namaz kılmayın.
Bizlere elsiz bir böcekten ipekleri giydiren Rabbimiz,zehirli bir böcekten de balı yedirir ve yine bizlere ihsan ettiği akıl nimeti ile kendisini tanımamızı ister.
Abdülkadir Geylani K.S.
Esma-ı İlahiyeden
Esmâ-ı İlâhiyeden: VEDÛD
"Yarattığı varlıkları çok seven ve onlar tarafından da çok sevilen Allah" şeklinde tarif edilebilir.
Allah yarattığı bütün varlıkları sever. Kâinatta görülen ve hissedilen bütün sevgiler, muhabbetler, aşklar, cazibeler VedOd isminin bir tecellîsidir. Kur'ân-ı Kerim bu ismin bâzı tecellîlerini bize şöyle beyan eder
"Çok bağışlayan ve kullarını çok seven Odur." (Burûc, 14) "İman edip, güzel işler yapanlar için, muhakkak ki Rahman, gönüllerde bir sevgi yerleştirecektir." (Meryem, 96)
Efendimiz (s.a.v.) Buyurdular
Müslüman kişi, ailesinin nafakası için harcar ve bundan sevap umarsa bu ona sadaka olur. Müslim, 1002
Bir Ayet
“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme .Zira Allah ,kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez .” Lokman 18.