ziyaretci sayacı


Aktif :
Bugün :
Toplam :
Anasayfa
İslam Kardeşliği Ve Müslümanın Hakları
13.03.2015

Rahman ve Rahim olan yüce Allah’ın adıyla
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim,

Bizleri bu güzel mecliste toplanmayı nasip eden yüce Mevla’mıza sonsuz Hamd-u senalar olsun. O’nun Habibi Efendimiz (s.a.v.) e sonsuz salat ve selam olsun.

Sevgili kardeşlerim,
İslam dini, sevgi ve kardeşlik dinidir. Birbirini sevmeyen, birbirine ülfet, muhabbet etmeyen kimseler, İslam’ın tarif ettiği Müslüman modeline uymamaktadır. Efendimizin  (s.a.v.) in bize tarif buyurduğu ümmeti temsil etmemektedir. Bir birini sevmeyen, birbirine ülfet etmeyen, bir birbirinin hak ve hukukuna riayet göstermeyen kimselerin İslam’dan nasibini almadığını açık bir şekilde görmekteyiz. Yüce mevlamız, böyle nasipsiz insanların şerrinden bizleri ve ehli irfanı muhafaza eylesin.

Kardeşlerim,
Ebu Hüreyre (r.a.)’ın rivayet ettiği bir Hadisi Şerif’inde Resullerin en mükemmeli olan Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor;

“Birbirinize haset etmeyin.

Alışverişte almayacağınız malın fiyatını artırarak birbirinizi aldatmayın.

Birbirinize kin gütmeyin. Buğuz etmeyin.

Birbirinize sırt çevirmeyin küsüp darılmayın.

Allah’ın kulları! Kardeş olun.

Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Darda kaldığında onu yalnız bırakmaz. Ona yalan söylemez. Onu küçük görmez.

Cennete Götüren ve Cehennemden Uzaklaştıran Yollar - Cuma Sohbeti
06.03.2015

Rahman ve Rahim olan yüce Allah’ın adıyla 
Pek aziz ve muhterem kardeşlerim,
Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden,  bizleri iman nimetine kavuşmamızı ihsan eden yüceler yücesi Mevlamız sonsuz Hamd-u senalar olsun. Onun Habibi Efendimiz Resullerin En Mükemmeli Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) ‘e sonsuz salat ve selam olsun.
Kardeşlerim,
Bu gün Cuma sohbetimizde imam-ı Nevevi’nin (R.A.)   nin naklettiği bir hadisi şerifi sizlerle paylaşmak istiyorum. Yüce mevlamız bizleri anlattıkları sizleri de dinledikleriyle amel etmeyi nasip eylesin.
Muaz bin Cebel (r.a.)  şöyle anlatıyor;
 
Ey Allah’ın Resulü!
Beni cennete koyacak ve cehennemden uzaklaştıracak bir ameli bana haber verir mi sin? “dedim. 
 
Sadıklarla Manevi Bağlantı: Rabıta
21.02.2015

Aziz Müminler!

Tasavvufun doğuşundan günümüze kadar belki de en çok tartışılan meselelerden biri de rabıta meselesidir. Bu meseleyi kavrayamayan nice beyinsiz, cahil ve ahmak kimseler; tasavvuf ehli Allah dostlarını şirk ile itham etmiş ve büyük bir vebale girmişlerdir. Allah bizleri bu ahmakça yaklaşımlardan uzak eylesin!
Kardeşlerim! Rabıta; kelime manası itibariyle Arapça olup, “bağlanmak” manasına gelmektedir.(1) Tasavvufta karşıladığı mana ise; bir müridin, kalbini mürşidinin kalbine bağlayıp oradan ilim, sevgi, feyiz ve nur almasıdır.(2) Rabıtanın amacı ise “Sadıklarla beraber olunuz(3)” ve “O’na(Allah’a) yaklaşmaya vesile arayın(4)” ayeti kerimelerini tatbik edebilmektir. Malumunuz ki kardeşler beraberlik iki türlü olur. Biri her daim yanında bulunmak, diğeri ise manen yani akılda bulundurarak yanında olmaktır. Rabıta işte bu bahsedilen sadıklarla her an beraberliği yakalayıp, onlardan olmaya çalışma halidir.

Ehl-i İman Kardeşlerim!

İslam Davası Ve Cennet Adayları
20.02.2015

İslam Davası Ve Cennet Adayları

Kıymetli Kardeşlerim!

İnsanlık tarihi çok büyük davalara tanıklık etmiştir. Bu davalar gerek Allah’a kulluk üzere olmuş, gerekse insanın nefsine ve şehvetine kulluğu şeklinde süregelmiştir. Lakin değişmeyen bir şey var ki o da insanın nefsine kulluk üzere güttüğü davalar, asla uzun süre devam edememiştir. Fakat İslam gibi Allah’a kulluk amacıyla süregelen mübarek davalar asla nihayet bulmamıştır ve bulmayacaktır da.

Kardeşlerim!

Büyük davalar, küçük ve dar görüşlü insanlarla ilerleyemez. O davanın başında her daim ufku geniş ve davasını en ince detayına kadar yaşayan biri vardır. İslam davası da, İslamı sadece kendi mahallesinden,kendi şehrinden, kendi camisinden veya kendi tarikatından ibaret gören dar görüşlü insanlarla yürütülemez. Örnek mümin dünyaya bakarken, onu avucunun içi gibi görür. Nitekim dünya da çağımızda büyük bir yer olabilme özelliğini kaybetmiştir. Bir “tık”la istediğimiz bilgiye ulaşabiliyoruz.

Şeyh Muhammed Ali Es-Sabuni Kimdir?
19.02.2015

ŞEYH MUHAMMED ALİ ES-SABUNİ KİMDİR?

1930 yılında Suriye’nin ilim ve âlimler şehri olan Halep’te ilim ile meşhur bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Halep şehrinin büyük âlimlerindendir. Şeyh Muhammed Ali es-Sâbûnî, Arapça ilimlerini, faraiz (miras) ilmini ve diğer dinî ilimleri babası Şeyh Cemil’den okudu. Diğer yandan Suriye’nin ileri gelen âlimlerinden dersler aldı.

Hocalarından bazıları şunlardır: Şeyh Muhammed Necip Sirâc, Şeyh Ahmed eş-Şemmâ’ Şeyh Muhammed Said el-İdlibî, Şeyh Rağıb et-Tabbâh, Şeyh Muhammed Necip Hiyata.

Şeyh Sâbûnî 1952 senesinde Ezher Üniversitesi, eş-Şerî’a fakültesini bitirdi. Daha sonra Şerî kadâ (yargı) bölümündeki tahassus eğitimini de tamamlayarak 1954 yılında Ezher’den mezun oldu ve el-Âlimiyye diplomasını almaya hak kazandı. el-Âlimiyye, o dönemin en yüksek ilmî kariyeri olup günümüzdeki doktoranın muadilidir. Daha sonra ülkesi Suriye’ye dönerek sekiz yıl sürecek olan tedris faaliyetlerinde bulundu.

 


<<    1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44   45   46    >>
Seyyid Muhammed Karamani ks Kimdir?
Hava Durumu
Ziyaretçilerimizden Gelen Mesajlar
tarih
Hakkımızda

Hakkımızda
Misyon
Vizyon
İletişim

Telefon : 0544 603 34 08

Adres : Kirişci Mah. İbrahim Baran Cd. Erdural İş Merkezi Kat:3 No:10 Merkez KARAMAN
© Copyright 2012 Her Hakkı Saklıdır
Proteks Bilisim Teknolojileri
Aktif :
Bugün :
Toplam :