

Mevlid nedir? Mevlid Kandili nedir? Mevlid Kandili ne anlama geliyor? Mevlid Kandili ne zaman ortaya çıktı? Mevlid Kandili ne zaman ve nasıl kutlanır? İşte Peygamber Efendimiz’in kutlu doğumu,“Mevlid-i Nebi…”
Mevlid, Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümünde yapılan törenlere verilen isim; bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerin adıdır.

Ramazan orucunun günlük hayatımıza kazandırdığı önemli güzelliklerden biri de hiç şüphesiz, halkımızın ifadesiyle söylersek, sahura kalkmaktır. Bu kalkıştan maksat, “bir yudum suy ile de olsa” sahur yapmaktır. Gecenin sonunda yenilen sahur yemeğinin “mübarek bir yemek” olduğunu ifade buyuran Peygamber Efendimiz, birinci hadiste görüldüğü gibi, bu yemeği teşvik ve tavsiye etmiştir. Gerekçe olarak da sahura kalkıp yemek yemekte bereket ve bolluk olduğunu bildirmiştir.
Tek kelime ile artış demek olan bereket, mümkündür ki, hem seher vaktinin bereketi, hem de sahura kalkan kimsenin yapacağı ibadet, zikir ve diğer güzel işlerin toplamından meydana gelen bir hayır ve sevap bereketidir. Hatta Peygamber tavsiyesine uymuş olmak da başlı başına bir bereket ve hayır vesilesidir. Ayrıca, sahurda alınacak gıdanın, tutulacak oruca yardımcı olması da bir bereket sayılır.
Seyyid Şeyh Muhammed el Kâdirî el Karamanî (ks) Hoca Efendi, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitlerimizi Anma Gününün 102. sene-i devriyesi münasebeti ile bir mesaj yayınlamışlardır.


Rabbimiz, Maide Suresi 6. Ayette; Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı da (yıkayın). Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla mesh edin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.
Gusletmesi farz olan birisi, temizlik de yapar, bulaşık da yıkayabilir, yemek de yiyebilir. Fakat ağzını ve ellerini yıkamadan yemek yemesi mekruh olmakla beraber haram değildir. Gusülsüzlüğü bu gibi işlerine engel ve mâni olmaz.
Ancak, guslü bir namaz vakti geçirecek kadar geciktirmemek gerektiğini de âlimlerimiz ikaz yollu ihtar etmişlerdir. Çünkü, namaz vakti geçtiği halde gusletmemek, namazı kazaya bırakmak demektir. Özürsüz namazı kazaya bırakmak ise câiz değildir.